Altınköy’de halı dokuma sanatı ziyaretçilerle buluştu
Altınköy Açık Hava Müzesi’nde halı dokuma ustası Fatma Turgut, Anadolu motiflerini ve geleneksel el sanatlarını tanıtıyor.
Okunma Süresi: 3 dakika 45 saniye
Ankara’nın Altındağ ilçesindeki Altınköy Açık Hava Müzesi, unutulmaya yüz tutan el sanatlarına ev sahipliği yaptı. Nevşehir’den gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Fatma Turgut, halı dokuma sanatını ziyaretçilere anlattı ve geleneksel motifleri sergiledi.
ALTINKÖY AÇIK HAVA MÜZESİ’NDE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİLENDİ
Altınköy Açık Hava Müzesi, Anadolu’nun kültürel mirasını yaşatmayı amaçlayan etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Türkiye’nin farklı illerinden gelen zanaatkâr ustalar, geleneksel el sanatlarını tanıtmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için Ankara’da ziyaretçilerle buluşuyor. Bu kapsamda Nevşehir’den Altındağ’a gelen halı dokuma ustası Fatma Turgut, Altınköy Açık Hava Müzesi’nde dokuma sanatının inceliklerini anlattı.
Altındağ Belediyesi tarafından desteklenen etkinlikte, ziyaretçiler hem halı dokuma sürecini yakından görme hem de Anadolu motiflerinin taşıdığı anlamları öğrenme fırsatı buldu.

HALI DOKUMA SANATI ALTINKÖY’DE YAŞATILIYOR
Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Fatma Turgut, geleneksel Türk el sanatlarından biri olan halı dokumayı Altınköy’de tanıtmaya başladı.
Uzun yıllardır halı dokuma alanında çalışmalar yürüten Turgut, el emeğiyle hazırlanan dokumaların yalnızca birer kullanım eşyası olmadığını, aynı zamanda kültürel hafızanın önemli parçaları olduğunu belirtti. Turgut, ziyaretçilere tezgâh başında dokuma aşamalarını gösterdi ve motiflerin anlamlarını anlattı.
Altınköy Açık Hava Müzesi’ndeki etkinlik, özellikle geleneksel el sanatlarına ilgi duyan vatandaşlardan ilgi gördü.

FATMA TURGUT’TAN ALTINDAĞ BELEDİYESİ’NE TEŞEKKÜR
Nevşehir’den Ankara’ya gelen usta öğretici Fatma Turgut, halı dokuma sanatını Altınköy Açık Hava Müzesi’nde tanıtmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.
Turgut, geleneksel el sanatlarının yaşatılması için verilen desteğin önemli olduğunu belirterek Altındağ Belediyesi’ne ve Altındağ Belediye Başkanı Dr. Veysel Tiryaki’ye teşekkür etti. Dokuma sanatını merak eden, nasıl yapıldığını görmek isteyen veya el emeği ürünleri incelemek isteyen herkesi Altınköy Açık Hava Müzesi’ne davet etti.
Turgut, halı dokumanın sabır, emek, estetik ve kültürel birikim gerektiren özel bir sanat olduğunu vurguladı.

“YANLIŞLIKLA GİRDİĞİM BÖLÜM HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ”
Fatma Turgut, halı dokuma serüveninin üniversite tercih sürecinde yaptığı bir yanlış kodlamayla başladığını anlattı.
Halıcılık bölümüne isteği dışında yerleştiğini belirten Turgut, ilk dönemlerde dokumacılığı sevmediğini ve zorlandığını ifade etti. Okulu bırakmak istediğini ancak annesinin eğitimini tamamlaması konusunda kendisini desteklediğini söyledi.
Turgut, “Üniversite tercihinde yanlış kodlama yaptığım için halıcılık bölümüne yerleştim. Dokumacılığı sevemediğim ve zor olduğu için okulu bırakmak istedim ancak annem eğitimimi tamamlamam için ısrar etti. Annemin ısrarı üzerine eğitimime devam ettim. Bir süre sonra halı motiflerine ve renklere âşık oldum. Bu işi sevmeye başladım. Sabır, insanı selamete erdirir. Mesleğim sayesinde sabrın ne kadar değerli olduğunu öğrendim” dedi.

30 YILDIR HALI DOKUMA SANATINI GELECEĞE TAŞIYOR
Yaklaşık 30 yıldır halı dokuyan Fatma Turgut, geleneksel dokuma kültürünün unutulmaması için çalışmalarını sürdürüyor.
Nevşehir’de halı dokuma dersleri veren Turgut, usta öğretici olarak hem üretim yapıyor hem de öğrencilere bu sanatın teknik ve kültürel yönlerini aktarıyor. Turgut, halı dokumanın yalnızca el becerisiyle sınırlı olmadığını, motif bilgisi, renk uyumu, sabır ve gelenek bilinci gerektirdiğini söyledi.
Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı olarak görev yapan Turgut, Anadolu’nun dokuma geleneğini yeni kuşaklara öğretmenin büyük sorumluluk olduğunu belirtti.

HALI DOKUMA NASIL YAPILIR?
Fatma Turgut, halı dokuma sürecinin planlama aşamasıyla başladığını söyledi.
Öncelikle ne dokunacağına karar verildiğini belirten Turgut, küçük bir minder ya da halı için desen ve motiflerin milimetrik kâğıda çizildiğini anlattı. Ardından düğüm sayısının hesaplandığını, kullanılacak çözgü ve ilmeklik iplerin hazırlandığını ifade etti.
Turgut, dokumada kullanılan iplerin kırkım sonrası yıkanıp tarandığını, daha sonra eğrilip büküldüğünü ve boyanarak dokumaya uygun hâle getirildiğini söyledi. Bu aşamaların ardından çözgü hazırlandığını, bez ayarının yapıldığını, kilim kısmının oluşturulduğunu ve kıyı kolonlarının yerleştirildiğini belirtti.

ANADOLU MOTİFLERİ TEZGÂHTA HAYAT BULUYOR
Dokuma hazırlıkları tamamlandıktan sonra motifin tezgâhın başına asıldığını anlatan Turgut, kullanılacak iplerin de tezgâhın yanına yerleştirildiğini söyledi.
Tüm hazırlıkların ardından dokuma işlemine geçildiğini belirten Turgut, her düğümün sabırla atıldığını ve her rengin dokumaya ayrı bir anlam kattığını ifade etti. Geleneksel halı dokumada motiflerin rastgele seçilmediğini söyleyen Turgut, her desenin geçmişten gelen bir anlatıyı taşıdığını kaydetti.
Altınköy’deki etkinlikte ziyaretçiler, bu üretim sürecini tezgâh başında izleme imkânı buldu.

“HALILAR VE KİLİMLER SÖZSÜZ MEKTUPLARDIR”
Fatma Turgut, halı ve kilimlerde yer alan motiflerin her birinin özel anlamlar taşıdığını söyledi.
Turgut, “Halılar ve kilimler sözsüz mektuplardır. Biz o sözsüz mektupları okuyoruz. Motiflerde kullanılan renkler, dokuma yapan kişinin o günkü ruh hâlini yansıtır. Motiflere bakarak dokuma yapan kişinin ne yaşadığını anlayabiliriz” ifadelerini kullandı.
Anadolu motiflerinde birlik, beraberlik, bütünlük, sevgi ve muhabbetin izlerinin görüldüğünü belirten Turgut, öğrencilerine de “Biz geleneğin mektuplarını yazan yazarlarız” dediğini aktardı.

ALTINKÖY’DE KÜLTÜREL MİRAS GELECEĞE AKTARILIYOR
Altınköy Açık Hava Müzesi, geleneksel yaşam kültürünü ve el sanatlarını tanıtan etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor.
Halı dokuma etkinliğiyle birlikte Anadolu’nun zengin motif dünyası, el emeği üretim kültürü ve geleneksel zanaat anlayışı yeniden görünür hâle geldi. Fatma Turgut’un anlatımıyla ziyaretçiler, halı ve kilimlerin sadece birer eşya değil, geçmişten geleceğe uzanan kültürel belgeler olduğunu öğrendi.
Turgut, “Geleceğimize yön veren geçmişimizdir. Geçmişi olmayanın geleceği de olmuyor” sözleriyle kültürel mirasın korunmasının önemini vurguladı.