Erdoğan, Meclis'te konuştu! Terörsüz Türkiye, fon, anayasa mesajları
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis yeni yasama yılı açılışında açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye, fon, anayasa mesajları verdi.
Okunma Süresi: 7 dakika 41 saniye
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28’inci Dönem 5’inci Yasama Yılı başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yasama yılının ilk Genel Kurul toplantısında milletvekillerine hitap etti.
Erdoğan konuşmasında Meclis’in tarihinden 15 Temmuz’a, ekonomiden “Terörsüz Türkiye” sürecine, toplumsal kutuplaşmadan yeni anayasa çalışmalarına kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu.
“15 TEMMUZ GECESİ GAZİ MECLİS MİLLETİN EMANETİNİ SAVUNDU”
15 Temmuz gecesine de değinen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“15 Temmuz gecesi bombaların altında milletin emanetini savunan Gazi Meclisimiz; meydanlarda, caddelerde, havalimanlarında darbeye direnen milletimizle birlikte, o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir.”
Erdoğan, o gece milletin emanetine sahip çıkan tüm milletvekillerine teşekkür ederek, “Rabbim, bu Meclis'i bir daha aynı mücadeleyi vermek mecburiyetinde bırakmasın” dedi.
YENİ YASAMA YILI İÇİN “ÇÖZÜM ODAKLI” MESAJ
Erdoğan, yeni yasama yılının fikir, tenkit ve tekliflerin özgürce, karşılıklı saygı ve nezaket kuralları dahilinde dile getirildiği bir yıl olmasını diledi.
“Tartışmaların çözüm odaklı bir anlayışla, sağduyu ve suhuletle cereyan edeceği verimli, bereketli bir yıl olmasını yürekten temenni ediyorum” diyen Erdoğan, iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı hareket etmeye ve farklı fikir ve önerilere kulak vermeye devam edeceklerini söyledi.
Erdoğan, milli iradenin tecelligahı olan TBMM’nin itibarının her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini de vurguladı.
DEPREM BÖLGESİNDE 455 BİN 357 KONUT VE İŞ YERİ TESLİM EDİLDİ
6 Şubat depremlerinin üzerinden 3,5 yıldan fazla süre geçtiğini belirten Erdoğan, hayatını kaybeden vatandaşların acısının devam ettiğini söyledi.
Erdoğan, “Milletimize verdiğimiz sözü bir kez daha tuttuk; asrın inşasını tamamladık; toplam 455 bin 357 konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik” dedi.
Deprem bölgesinin ihyası için cari fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcandığını belirten Erdoğan, ekonomide bölgede yaşanan savaş ve krizlere rağmen Türkiye’yi kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı başardıklarını söyledi.
“Füzelerin havada uçuştuğu sıkıntılı bir dönemde, tek bir vatandaşımızın dahi kılına zarar getirtmedik” diyen Erdoğan, 2026’nın ilk yarısında Türkiye’nin yıllık yüzde 2,5 büyüdüğünü açıkladı.
“YILLIKLANDIRILMIŞ MİLLİ GELİRİMİZ 1,7 TRİLYON DOLARI AŞTI”
Erdoğan, ekonomik göstergelere ilişkin açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Yıllıklandırılmış millî gelirimiz 1,7 trilyon doları aştı. İhracatımız ağustos ayında yıllık 280,3 milyar dolarla rekor kırdı. Geçen sene yaşanan zirai don ve kuraklığın ardından tarımımız hızlı bir toparlanma kaydetti. Turizmde, çevremizdeki çatışmalara rağmen güçlü seyrimizi koruduk.”
Yılın ilk altı ayında turizm gelirinin 25,7 milyar dolara ulaştığını belirten Erdoğan, savunma sanayiinde de hem yeni ürünlerle milli savunma sanayisinin güçlendirildiğini hem de bu alanda dünyaya satış yapan bir ülke olunduğunu söyledi.
Erdoğan, “Yılın ilk 8 ayında savunma ve havacılık ihracatımız yüzde 16,2 artışla 6,3 milyar dolara çıktı” dedi.
CARİ AÇIK VE BÜTÇE AÇIĞI MESAJI
Dış dengede sürdürülebilir bir noktada olunduğunu ifade eden Erdoğan, cari açığın milli gelire oranının bu yıl yüzde 2,6’da kalmasının beklendiğini söyledi.
“Enerji faturasının ağırlaştığı bir yılda bu oran, ekonomimizin ne kadar dayanıklı hâle geldiğinin göstergesidir” diyen Erdoğan, kamu maliyesinde disiplinden sapılmadığını belirtti.
Erdoğan, bu yıl bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 ile sınırlandırılmasının ve faiz dışı fazla verilmesinin hedeflendiğini söyledi.
“FON PİYASASINDAKİ SORUNU SÜRATLE ÇÖZÜYORUZ”

Konuşmasında fon piyasasında yaşanan gelişmelere de değinen Erdoğan, “Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adalet gözetilerek sorunun çözüldüğünü belirterek, “Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz” dedi.
Erdoğan, bu konunun iktisadi güvenliğe ve toplumsal barışa yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine fırsat vermeyeceklerini söyledi.
“YAPAY KUTUPLAŞMA” VURGUSU
Erdoğan, konuşmasının devamında günlük siyasetin gündemlerinden bağımsız olarak Türkiye açısından önemli olduğunu düşündüğü başlıklara değinmek istediğini söyledi.
“Siyasetin çözüm üretmesi gereken meselelerin en başında, toplumda ‘iç kanamaya’ sebep olan yapay kutuplaşma yer alıyor” diyen Erdoğan, bir milletin tüm fertlerinin her konuda aynı düşünmesinin mümkün olmadığını ve bunun doğru ya da sağlıklı da olmadığını ifade etti.
Erdoğan, “Bizim ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz, esasen çeşitliliğimiz, farklılıklarımız ve renkliliğimizdir” dedi.
Asırlar içerisinde farklılıkların bir uzlaşma zemininde buluştuğunu belirten Erdoğan, devlet, bayrak, mukaddes değerler ve üzerinde bir arada yaşanan vatanın tarih içerisinde milleti tek bir millete dönüştürdüğünü söyledi.
“SİYASET FARKLILIKLARI KUTUPLAŞTIRMA VASITASI OLARAK KULLANMAMALI”
Erdoğan, farklılıkların bir ayrışma vasıtası olarak kullanılmasına karşı milletin tek yürek olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
“Hiç kuşkusuz, siyaset kurumu, farklı beklentilere cevap üretmek için vardır. Ancak, siyasetin; farklarımızı, renklerimizi, çeşitliliğimizi bir ayrıştırma, yani kutuplaştırma vasıtası olarak kullanması, en başta siyasetin fıtratına aykırıdır.”
Siyasi partiler arasında rekabet ve yarışın olacağını, belli sınırlar dahilinde çekişmenin de yaşanabileceğini belirten Erdoğan, ancak bunun kutuplaştırma yoluyla çatışmaya götürülmesinin siyasetin varlık sebebiyle uyuşmayacağını söyledi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” MESAJI
Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin de toplumsal mutabakatı ve milli mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu söyledi.
Bölgenin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda Terörsüz Türkiye çabalarının Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etki uyandırdığını, Türkiye’nin gücüne güç kattığını ve bölgede yeni bir rüzgar estirdiğini ifade etti.
Terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’yi bölmesinin ve parçalamasının hiçbir zaman mümkün olmadığını belirten Erdoğan, terörün Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, ülkeyi oyaladığı ve kaynaklarını tükettiğini söyledi.
“TERÖR SALDIRILARI SONA ERDİ”
Erdoğan, terörle mücadelenin son 42 yılda Türkiye’ye büyük maliyetler getirdiğini ifade etti.
“Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş, hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur” diyen Erdoğan, terör üzerinden içeride yaşanan tartışmaların Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu ve güvenliğini tehdit ettiğini, dış politikada da elini zayıflattığını söyledi.
Erdoğan, “Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır” ifadelerini kullandı.
“467 KABUL OYUYLA SERGİLENEN TARİHİ MUTABAKAT”
Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda TBMM’de 467 kabul oyuyla sergilenen tarihi mutabakatın Türkiye’nin dostlarını sevindirdiğini, Türkiye’nin hasımlarını ise üzdüğünü ve hayal kırıklığına uğrattığını söyleyen Erdoğan, süreçte destek veren siyasi aktörlere teşekkür etti.
Erdoğan, “Bu vesileyle ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum” dedi.
Erdoğan, sürece katkıları nedeniyle Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna da teşekkür ederek, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda ve Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür etti.
Desteklerinin bundan sonra da devam etmesini beklediğini belirten Erdoğan, Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi bir izleme süreci bulunduğunu, gerekli adımlar atıldığında ilgili kurumların da gerekeni yapacağını söyledi.
“TERÖRSÜZ, ÇATIŞMASIZ, KAVGASIZ BİR ORTAM”
Erdoğan, milli mutabakatın bu süreçte daha fazla anlam kazanacağını belirterek, “Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hale gelecektir” dedi.
Siyasetin demokratik kapasitesinin daha da güçleneceğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa yapma şartlarının da daha fazla olgunlaşacağına inandığını söyledi.
“SİVİL ANAYASA İHTİYACI HENÜZ KARŞILANAMADI”
Erdoğan, vesayetçi sistemden kurumsallaşmış demokrasiye geçişte önemli mesafeler alındığını belirtti.
Toplum hayatının ihtiyaçlarının zaman içerisinde pek çok değişikliği, revizyonu ve reformu kaçınılmaz kıldığını söyleyen Erdoğan, “Gururla ifade etmek isterim ki, en kapsamlı değişiklikleri yapmak bize nasip oldu” dedi.
Bununla birlikte, demokrasi tecrübesini fasılalara bölen müdahalelerin mirasını reddeden sivil bir anayasa ihtiyacının henüz karşılanamadığını belirten Erdoğan, bugüne kadar yapılan revizyonlarla ortaya çıkan tablonun da bütünlüklü bir anayasal mimariye olan ihtiyacı daha da artırdığını söyledi.
“TÜRKİYE BU AYIPTAN MUTLAKA KURTULMALIDIR”
Erdoğan, mevcut anayasanın köklü değişikliklerle yapısal kusurlarından geniş ölçüde arındırıldığını ancak halen darbe döneminin tortularını, izini ve etiketini taşıdığını söyledi.
“Şurası büyük tenakuzdur: 12 Eylül’ün lider kadrosu, darbeden yıllar sonra adalet önünde hesap vermiş, yargılanmış, mahkûm olmuştur. Ancak yürürlükteki anayasa, müellif olarak onların imzasını taşımaktadır” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Açık söylüyorum; milletimiz buna ne layıktır, ne de razıdır. Türkiye, bu ayıptan mutlaka kurtulmalıdır.”
Erdoğan, başka hiçbir gerekçe olmasa dahi bu gölgeyi kaldırmanın, sistemi bu lekeden arındırmanın ve harekete geçmenin yeterli bir neden olduğunu söyledi.
Bu yönüyle yeni ve sivil anayasa hedefinin Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesi olduğunu belirten Erdoğan, millet egemenliğinin kalpgâhı olan Gazi Meclis’in her dönem ve her koşulda anayasa yapmaya ehil ve yetkili olduğunu ifade etti.
“BU MECLİS ANAYASA TEŞEBBÜSÜ İÇİN EN İDEAL DÖNEMDE”
Erdoğan, Meclis’in siyasi çeşitliliği nedeniyle içinde bulunulan dönemin anayasa teşebbüsü için belki de en ideal dönem olduğunu söyledi.
Bu Meclis’in Türkiye’nin milli ve hayati meseleleri söz konusu olduğunda müzakere ve uzlaşma kapasitesinin sağlamlığını zaten gösterdiğini belirten Erdoğan, “Bilhassa ‘huzura, demokrasiye, kardeşliğe kalkan 467 el’ ile sivil siyaset, vesayetin ördüğü psikolojik duvarları yıkmış, önyargıları tuz buz etmiştir” dedi.
Erdoğan, bunu Türk demokrasisi adına ve milletin gelecek umutları adına tarihi bir kazanım ve büyük bir başarı olarak gördüklerini söyledi.
Temennilerinin bu başarının gündelik çekişmelere kurban edilmeden Türk siyasetinde yeni bir dönemin müjdecisi olması olduğunu ifade etti.
“YENİ ANAYASA MUTABAKAT İÇİNDE REKABETİ ESAS ALAN SİYASETİN ESERİ OLACAKTIR”
Erdoğan, Türkiye’nin ufkunu genişletecek yeni anayasanın kutuplaşma siyasetinin değil, “mutabakat içinde rekabeti” esas alan yeni siyasetin eseri olacağını söyledi.
“Bunu başardığımızda, devlet ve millet arasındaki köprüleri daha sağlam şekilde kurmuş oluruz” diyen Erdoğan, güçlü devlet-özgür toplum idealini birini diğerine tercih etmeden birlikte yaşatmanın yolunun açılacağını ifade etti.
Erdoğan, yeni anayasanın hem hukuku anlamlı kılacak demokratik bir zemine hem de demokrasiyi koruyacak bir “üstün hukuk mantığı”na imkan sağlayacağını söyledi.
“Bunu başardığımızda, kazanımlarımızı kalıcılaştırır, çoğulcu demokrasiyi kurumsallaştırır ve gerçek anlamıyla halkın yönetimine dönüştürürüz” diyen Erdoğan, toplumu kontrol altında tutulması gereken bir tehdit alanı olarak gören vesayetçi anlayışın reddinin bunu gerektirdiğini belirtti.
“İLK DÖRT MADDEYLE İLGİLİ TAVRIMIZ ZATEN BELLİ”
Erdoğan, anayasanın yürürlükteki ilk dört maddesiyle ilgili tavırlarının belli olduğunu ifade etti.
“Türkiye Yüzyılına yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır” diyen Erdoğan, siyasi partilerin milletin yeni anayasa özlemini gidermek üzere taahhütlerine uygun olarak harekete geçmelerinde fayda gördüğünü söyledi.
Erdoğan, içinde bulunulan yasama yılının Türkiye’nin imkan ve fırsatlarını geliştiren bir anayasa yılı olmasını diledi.1