TAYFUN Ailesine 'Blok 3' için geri sayım!
TAYFUN Blok-2’nin ardından Blok-3 için de 2026 teslimat hedefi korunurken, Blok-4 çalışmaları yeni aşamaya hazırlanıyor.
Okunma Süresi: 2 dakika 36 saniye
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci’nin açıklamalarına göre TAYFUN Blok-2 ve Blok-3’ün seri üretimi devam ederken, Blok-4 için seri üretime geçiş hazırlıkları sürüyor. Blok-2’nin 2026 yılında Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girmeye başlamasının ardından, Blok-3’ün de aynı yıl içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edilmesi planlanıyor. Blok-3’ün Temmuz 2026’daki testinde hareketli bir deniz hedefinin arayıcı başlık kullanılarak vurulması, füzenin önceki varyantlara kıyasla farklı hedeflere yönelik kabiliyetlerle geliştirildiğini ortaya koyuyor.
BLOK-2 TESLİMATLARI BAŞLADI
TAYFUN ailesinin üretim sürecinde Blok-2 ve Blok-3 aşamaları aynı dönemde ilerliyor. Murat İkinci’nin son açıklamalarına göre her iki varyant da seri üretim sürecinde bulunuyor.
Blok-2 açısından envantere giriş süreci de 2026 yılında başladı. Milli Savunma Bakanlığı, 24 Eylül 2026 tarihinde yaptığı duyuruyla muhtelif miktardaki TAYFUN Blok-2 füzesinin muayene ve kabul işlemlerinin tamamlandığını açıkladı. Söz konusu gelişmeyle birlikte Blok-2’nin Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığına yönelik teslimat sürecinin ilerlediği doğrulanmış oldu.
Blok-3 için ise hedef, teslimatın 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilmesi. Kesin teslimat tarihi ile ilk teslimat partisinin miktarı konusunda kamuoyuna açıklanmış bir bilgi bulunmuyor.

BLOK-3 HAREKETLİ DENİZ HEDEFİNİ VURDU
TAYFUN Blok-3’ün öne çıkan özelliklerinden biri arayıcı başlık entegrasyonu olarak belirtiliyor. Bu sistem, füzenin uçuşunun son bölümünde hedefi tespit ederek angajman gerçekleştirebilmesine yönelik bir kabiliyet sağlıyor.
Bu özellik Temmuz 2026’da Karadeniz’de gerçekleştirilen test atışında kullanıldı. Testte hareket halindeki insansız bir deniz aracı hedef olarak seçildi ve TAYFUN Blok-3 tarafından vuruldu. ROKETSAN, söz konusu atışta arayıcı başlık entegrasyonunun kullanıldığını ve hedefin başarıyla imha edildiğini açıkladı.
Testin ardından Blok-3’ün yalnızca önceden belirlenmiş kara hedeflerine yönelik bir füze olarak değil, hareketli deniz hedeflerine karşı da kullanılabilecek bir varyant olarak geliştirildiği görüldü. Murat İkinci’nin önceki açıklamalarında da arayıcı başlık teknolojisinin TAYFUN’un denizdeki gemilere karşı kullanılabilmesi bakımından önem taşıdığı ifade edilmişti.

DELİCİ HARP BAŞLIĞI ÖNE ÇIKIYOR
Blok-3’ün görev kapsamındaki bir diğer unsur ise delici harp başlığı. Verilen bilgilere göre bu yapı, yüksek koruma seviyesine sahip kara hedeflerine karşı kullanım amacıyla geliştiriliyor.
Özellikle sığınaklar ve güçlendirilmiş yapılar bu kapsamda öne çıkan hedef grupları arasında bulunuyor. Arayıcı başlığın ise yalnızca deniz üzerindeki hareketli hedeflere yönelik olmadığı, karadaki hassas hedeflerin vurulmasında da önem taşıdığı belirtiliyor.
Böylece Blok-3 kapsamında iki farklı hedef kategorisine yönelik kabiliyetlerin bir araya getirilmesi amaçlanıyor. Bunlardan ilki hareketli deniz hedefleri olurken, diğeri yüksek korumaya sahip kara hedefleri olarak öne çıkıyor.

HİPERSONİK HIZ KABİLİYETİ
TAYFUN ailesi yüksek hızlı balistik füze sınıfında geliştiriliyor. ROKETSAN ve kamu kurumlarının açıklamalarında Blok-3’ün hipersonik hızlara ulaşabildiği ve uzun menzilli hassas vuruş kabiliyeti taşıdığı belirtiliyor.
Bununla birlikte Blok-3’e ilişkin kesin menzil, uçuş profili, terminal hız ve operasyonel konuşlandırma gibi ayrıntılar kamuoyuna açık şekilde paylaşılmış değil. Bu nedenle farklı kaynaklarda yer alan tahmini teknik değerlerin doğrulanmış resmî veriler olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
BLOK-4 İÇİN HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
TAYFUN programındaki çalışmalar Blok-3’ün teslimatıyla tamamlanmayacak. ROKETSAN, daha sonraki aşama olarak Blok-4 üzerindeki çalışmalarını da sürdürüyor.
Murat İkinci’nin açıklamalarına göre Blok-4, Blok-3’ün ardından devreye alınacak ve seri üretime geçişi daha sonraki bir aşamada gerçekleşecek. Böylece programda Blok-2’nin devam eden teslimatları, Blok-3’ün 2026 yılı içerisindeki teslimat hedefi ve Blok-4’e yönelik geliştirme çalışmaları birbirini takip eden aşamalar halinde ilerliyor.
TAYFUN Blok-3 açısından mevcut süreçteki kritik aşama ise 2026 yılı içerisindeki planlanan teslimat olarak öne çıkıyor. Temmuz ayında hareketli deniz hedefi üzerinde gerçekleştirilen testin ardından füzenin yeni kabiliyetlerinin gösterilmesi, teslimat sürecini programın bir sonraki önemli aşaması haline getiriyor.