Fon krizinde yeni perde! DDK devrede: Bu soruların yanıtı aranacak
Fon krizinde devreye giren DDK, soruların yanıtını arayacak. Arzu Gül, geniş kapsamlı inceleme yapıldığını, DDK’nin ceza veren taraf olmadığını söyledi.
Okunma Süresi: 3 dakika 2 saniye
Fon krizi, Türkiye’nin gündeminde kalmaya devam ediyor. Şimdiye kadar 85 şüpheli tutuklanırken, 207 kişi hakkında işlem yapıldı.
Bu kapsamda farklı adımlar da atılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla sermaye piyasalarında yaşanan yatırım fonu krizine ilişkin Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tarafından geniş kapsamlı bir inceleme başlatıldı.
Peki, Devlet Denetleme Kurulu’nun fon incelemesine başlaması kamuoyu açısından ne anlama geliyor? DDK fon olayında tam olarak neyi inceleyecek? Bu incelemeler sonucunda neler ortaya çıkabilir? Avukat Arzu Gül, Ankara Masası’na konuştu.
DDK DERİNLEMESİNE İNCELEYECEK
Gül, DDK’nın bu olayda devreye girmesinin konunun yalnızca piyasadaki teknik bir problem olarak görülmediği ve olayın işlemler, denetim mekanizmaları ve varsa idari sorumluluklar bakımından daha geniş şekilde incelenmesinin istendiğini gösterdiğini belirtti.
DDK, HANGİ SORULARA YANIT ARIYOR?
DDK’nın yalnızca “fonlarda ne oldu?” sorusuna değil, Bu olayın oluşmasına neden olan denetim mekanizmalarında bir eksiklik veya ihmal var mıydı?” sorusunu da inceleyebileceğini belirterek, şu soruların da yanıtını araştırabileceğini söyledi:
-Fon işlemleri mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmiş mi?
-Yatırımcıların haklarını korumaya yönelik mekanizmalar gerektiği gibi işletilmiş mi?
-İlgili kurumların denetim görevleri zamanında ve yeterli şekilde yerine getirilmiş mi?
-Bir usulsüzlük, ihmal veya mevzuata aykırılık varsa bundan kimlerin sorumluluğu bulunuyor?
-Daha önce tespit edilmesi mümkün olan bir durum zamanında tespit edilmiş mi?
-Denetim sisteminde yapısal bir eksiklik var mı?
Arzu Gül, “Nitekim Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada da DDK incelemesinin yanında, benzer olayların tekrar yaşanmaması için sermaye piyasalarının işleyişinin ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik ilave idari ve hukuki düzenlemelerin gündeme alınacağı belirtilmiştir” dedi.

“İNCELEMEK, ARAŞTIRMAK, DENETLEMEK VE RAPORLAMAK”
DDK’nın yapacağı inceleme sonunca bir usulsüzlük, idari ihmal, görev ihmali veya mevzuata aykırılık tespit edilmesinin mümkün olacağını kaydeden Avukat Arzu Gül, ancak henüz inceleme devam ederken herhangi bir kişi veya kurum hakkında kesin olarak “suç işledi” şeklinde bir değerlendirme yapmanın hukuken doğru olmayacağını belirtti. DDK’nın görevinin öncelikle incelemek, araştırmak, denetlemek ve tespitlerini raporlamak olduğunu kaydeden Arzu Gül, “İnceleme sonucunda ortaya çıkan bulgulara göre farklı hukuki süreçler gündeme gelebilir. Örneğin idari yönden gerekli işlemler yapılabilir. Daha ciddi bir hukuka aykırılık veya suç şüphesi tespit edilmesi halinde ise ilgili mercilere suç duyurusunda bulunulması söz konusu olabilir. Devlet Denetleme Kurulu hakkındaki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi de raporların sonucunda, genel hükümlere göre ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulabilmesine imkan tanıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“DKK CEZA VEREN TARAF DEĞİL”
Belirli şartlarda Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda soruşturma açılmasının da gündeme gelebileceğini aktaran Arzu Gül, DDK’nın görevinin doğrudan bir mahkeme gibi kişilere hapis veya adli para cezası vermek olmadığını söyledi. Gül, DDK'nın inceleme başlatmasının, “DDK geldi ve şimdi suçlulara ceza verecek” şeklinde anlaşılmaması gerektiğinin altını çizerek, şöyle konuştu:
“Ceza sorumluluğunun ortaya çıkması halinde bunun ceza hukuku bakımından değerlendirilmesi ve gerekli soruşturma ile yargılama süreçlerinin ilgili adli makamlar üzerinden yürütülmesi gerekir. DDK'nın burada ortaya koyacağı tespitler ise sonraki idari veya adli süreçler bakımından önemli bir dayanak oluşturabilir. Başka bir ifadeyle; DDK araştırır, inceler, denetler ve raporlar. Suç şüphesi varsa ilgili mercilere intikal sağlayabilir. Ceza verip vermeme konusunda nihai karar ise DDK'nın görevi değildir”
“KAMUOYUNUN DDK RAPORUNU BEKLEMELİ”
Bundan sonraki süreçte en önemli meselenin DDK’nın hazırlayacağı raporda hangi tespitlerin yer alacağı olduğunu kaydeden Avukat Arzu Gül, “Ancak inceleme sırasında somut bir suç şüphesine işaret eden bulgular ortaya çıkarsa, bu bulguların ilgili adli makamlara taşınması ve ayrıca ceza soruşturması süreçlerinin gündeme gelmesi mümkündür. Özellikle olayda yalnızca fon işlemlerinin değil, bu işlemlerin denetlenme biçiminin de inceleniyor olması önemli. Çünkü burada cevaplanması gereken soru yalnızca “fonlarda ne oldu?” değildir. Aynı zamanda; “Bu olay neden daha önce fark edilmedi, hangi denetim mekanizmaları işletildi ve varsa sorumluluk hangi aşamada ortaya çıktı?” sorularının da cevaplanması gerekiyor. Şu anda kamuoyunun yapması gereken ise DDK raporu ve yetkili kurumların resmi açıklamalarını beklemek. Çünkü inceleme tamamlanmadan herhangi bir kişi veya kurum hakkında kesin bir suç isnadında bulunmak hem hukuken hem de ceza hukukunun temel prensipleri bakımından doğru değildir” ifadelerini kullandı.