Fransa olayları aşırı milliyetçi siyaseti yükseltmeye başladı
NYT'ye göre Fransa'daki şiddet olayları, cumhurbaşkanlığı seçimine altı ay kala Ulusal Birlik'in kampanyasında güvenlik söylemini merkeze koydu.
Okunma Süresi: 3 dakika 18 saniye
New York Times'ın haberine göre Fransız aşırı sağı, hafta sonu ülke genelinde yaşanan şiddet olaylarını cumhurbaşkanlığı seçimine 6 ay kala kampanya fırsatına çevirdi. Ulusal Birlik lideri Jordan Bardella hükümeti güvenlik politikaları nedeniyle eleştirirken, partinin adayı Marine Le Pen aşırı solu hedef aldı; Boyun Eğmeyen Fransa suçlamaları reddetti.

HÜKÜMET VE AŞIRI SOL BİRBİRİNİ SUÇLADI
NYT'ye göre hafta sonu Fransa'nın dört bir yanındaki kentlerde şiddet olayları yaşanırken hükümet, olayları kışkırttığını öne sürdüğü ülkenin en büyük aşırı sol partisini suçladı. Aşırı sol ise halkın öfkesini yıllardır süren kötü yönetimin ve polisin sert müdahalelerinin körüklediğini savunarak hükümeti sorumlu tuttu. Cumartesi günü eğitim koşullarının iyileştirilmesi ve artan yaşam maliyetleri için düzenlenen geniş katılımlı barışçıl gösteriler, şiddet olaylarının gölgesinde kaldı. Hangi gruplarla bağlantılı oldukları bilinmeyen, siyah kıyafetli ve çoğu maskeli kişiler kamu binalarına ve mağazalara saldırdı. Bazı saldırganlar şarap ve elektronik eşya da çaldı.

BARDELLA POLİS KARAKOLUNDAN SEÇMENE SESLENDİ
Ulusal Birlik lideri Jordan Bardella, pazar günü Paris'in merkezindeki bir polis karakolunu ziyaret etti. Polis memurlarına destek vermek için gittiğini söyleyen Bardella, suç karşısında onlarca yıldır sergilenen hoşgörünün ve iç güvenlik güçlerinin güçsüz bırakılmasının bedelinin ödendiğini belirtti. Ardından vitrinleri parçalanan ve işyerleri ateşe verilen olayların ardından sarsılan “dürüst vatandaşlara” seslendi. Bardella'ya göre bu vatandaşların yapması gereken, yaklaşan seçimlerde partisine oy vermekti. Bardella, “Biz her koşulda ülkede düzeni yeniden sağlamaya hazırız” dedi.

NYT, pazar gününün Ulusal Birlik için siyasi fırsat da olduğunu yazıyor. Parti kendini hukuk ve düzenin savunucusu olarak tanıtıyor ve yasa dışı göçmenlerin sınır dışı edilmesini istiyor. Partinin adayı Marine Le Pen'in favori gösterildiği seçime 6 ay kalmıştı. Sciences Po'dan siyaset bilimci Bruno Cautrès, ortaya çıkan manzaranın partinin işine yaradığını, Ulusal Birlik'in gelişmelerden zararlı çıkmadığının açık olduğunu söyledi.
LE PEN, MÉLENCHON'U HEDEF ALDI
Bardella hükümetin güvenlik politikalarını eleştirirken Le Pen, cumhurbaşkanlığı seçimindeki başlıca rakiplerinden Jean-Luc Mélenchon'u hedef aldı. Boyun Eğmeyen Fransa'nın lideri Mélenchon'a yönelik açıklamasında Le Pen, “meşru toplumsal taleplerin” aşırı sol tarafından başka amaçlara alet edildiğini savundu. Mélenchon'u ve partisindeki diğer siyasetçileri şiddeti meşrulaştırarak kaosu körüklemekle suçladı. Parti bu suçlamaları reddetti.

NYT'nin gözlemine göre aşırı sağ partilerin yönetim krizlerini ve toplumsal kaygıları seçim gündemine taşıdığını gösteriyor. Fransa'da şiddet olayları, ülkenin zaten ağır bir bütçe açığıyla ve hiçbir partinin çoğunluğu sağlayamadığı, siyasi çıkmaza sürüklenmiş bir parlamentoyla karşı karşıya olduğu bir döneme denk geldi.
"İKİ FRANSA" ANLATISI VE UZMAN YORUMLARI
Nice Côte d'Azur Üniversitesi'nden siyaset bilimi profesörü Vincent Martigny'ye göre olaylar, Ulusal Birlik'in yıllardır sunduğu tabloyla örtüşüyordu: İkiye bölünmüş, varlığını sürdürmek için mücadele eden bir ülke. Martigny, partinin söyleminde bir tarafta “woke” diye nitelenen öğrencilerin ve göstericilerin bulunduğu kent merkezlerinin, diğer tarafta kırsaldaki “iyi Fransa”nın yer aldığını belirtti. Seçmen tabanlarının ikinci kesimde olduğunu söyleyen Martigny, olayların uzun vadeli etkisinin bir ölçüde protestoların sürüp sürmeyeceğine bağlı olduğunu ifade etti. Siyaset uzmanları ayrıca seçime kalan altı ayın siyasette uzun bir süre olduğunu, seçmenlerin nadiren yalnızca tek bir meseleye odaklandığını hatırlattı.

Paris'te sinemacı Alexis Veller (53), aşırı sağın bundan kazançlı çıkacağını söyledi. Pazar akşamı yayımladığı video mesajda Le Pen, öfkenin kent kaosu yaratan “zorba gruplar” tarafından kullanılmasını kınadı ve altı ay sonra halkın otorite ve güvenliğin yeniden sağlandığı bir yolu seçebileceğini söyledi. NYT, Ulusal Birlik'in 2024 parlamento seçimlerinde zorunlu asgari cezalar, ceza indirimlerinin kaldırılması ve daha fazla cezaevi vaat ettiğini, ayrıca sanıkların yetişkin olarak yargılanma yaşını 16'ya indirmeyi önerdiğini aktarıyor. Haberde ayrıca Le Pen'in, kurucu babası Jean-Marie Le Pen'i ihraç ederek partinin aşırılıkçı imajını değiştirmeye çalıştığı, ancak partinin kurucunun mirasıyla bağlarını tamamen koparmadığı yazılıyor. Fransa'nın en yüksek yargı mercileri de partinin resmî olarak aşırı sağ kategorisinde değerlendirilmesini uygun buldu.

TRUMP VE VANCE'TEN AÇIKLAMA
Geçmişte Le Pen'e destek açıklayan ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance da olaylara değindi. NYT'ye göre saldırganların kimlikleri büyük ölçüde bilinmemesine rağmen iki isim de şiddet olaylarından göçmenleri sorumlu tuttu. Trump sosyal medya paylaşımında “Fransa yanıyor!” diyerek sınırların kapatılması çağrısı yaptı. Vance ise sorumluluğu “Batılı liberallere” yükledi. Habere göre Trump yönetiminin Fransa'daki popülerliği son derece düşük olduğundan, bu açıklamaların Ulusal Birlik'e yarar sağlayıp sağlamayacağı belirsiz.