Tüm Kıta Tehlikede! Ölümcül Ebola Virüsü Sınırları Aştı!
Kongo'da başlayan ve 4 bin 600'den fazla kişinin ölümüne yol açan Ebola salgını, Nijerya ve Kenya'ya sıçrayarak küresel bir sağlık krizine dönüşüyor.
Okunma Süresi: 2 dakika 19 saniye
The New York Times gazetesinin sağlık muhabiri Apoorva Mandavilli'nin aktardığı verilere göre, bu yıl Kongo'da başlayan ölümcül Ebola salgını, Afrika'nın üçüncü bir bölgesine daha sıçrayarak bugüne kadar görülen en geniş coğrafi alana yayılan salgın unvanını aldı. Küresel sağlık otoriteleri, virüsün kıta genelinde durdurulamamasından derin endişe duyuyor.

Afrika, modern tarihinin en hızlı büyüyen ve en geniş coğrafyaya yayılan Ebola salgınıyla mücadele ediyor. Yetkililer, salgının Orta Afrika'daki merkez üssünden yaklaşık 3 bin 200 kilometre batıda bulunan Nijerya'nın başkenti Abuja'da yeni bir vaka tespit edildiğini duyurdu. Bu alarm verici gelişme, Doğu Afrika ülkesi Kenya'da dokuzuncu vakanın açıklandığı günle aynı zamana denk geldi.
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) Genel Direktörü Dr. Jean Kaseya, krizin boyutuna dikkat çekerek 28 Ekim'de tüm Afrika sağlık bakanlarını acil toplantıya çağırdı. Kaseya, "Salgını durdurmanın yollarını bulamazsak tüm kıta etkilenebilir" uyarısında bulundu.

KONGO'DA 4 BİN 600'DEN FAZLA CAN KAYBI
Mayıs ayında ilk vakanın tespit edilmesinden bu yana Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde 9 bin 700'den fazla doğrulanmış vaka ve 4 bin 600'ün üzerinde ölüm kaydedildi. Salgın, ülke sınırları içinde tam sekiz eyalete yayıldı. Yeni vakaların yaklaşık yüzde 70'inin hastaneler veya sağlık merkezleri yerine doğrudan toplum içinde görülmesi, tespit edilemeyen enfeksiyon zincirlerinin varlığına işaret ediyor.

Hastalığa neden olan Bundibugyo türü Ebola virüsüne karşı aşıların klinik deneyleri sürse de, bu aşıların kullanıma sunulmasının aylar alması bekleniyor. Üstelik vakaların dörtte birini ve ölümlerin üçte birini oluşturan 5 yaş altı çocuklar şu an için bu aşı deneylerinin kapsamı dışında tutuluyor.
NİJERYA VAKASINDAKİ 'UGANDA' ÇELİŞKİSİ
Afrika'nın en kalabalık ülkesi olan Nijerya'da tespit edilen hasta, başkent Abuja'da İsviçreli diplomat eşiyle birlikte yaşayan Uganda vatandaşı bir kadın. Hastanın seyahat geçmişi ise ülkeler arası bir bilgi karmaşasına yol açtı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ağustos ayında 20 vaka ve iki ölümün ardından Uganda'daki salgının sona erdiğini duyurmuştu.

Bu çelişkili ifadeler ve hastaya ancak 20 Ekim'de (sağlık kuruluşuna başvurduktan 9 gün sonra) doğru teşhisin konulabilmesi, virüsün sağlık çalışanları dahil en az 44 kişiye temas etmesine yol açtı. Uzmanlar, temaslı sayısının artmasına kesin gözüyle bakıyor.
TEMASLI TAKİBİ VE KONTROLSÜZ YAYILIM ENDİŞESİ
Boston Üniversitesi Gelişmekte Olan Bulaşıcı Hastalıklar Merkezi Direktörü Dr. Nahid Bhadelia, "Kaynağı ne olursa olsun, Nijerya'daki vakayı salgının büyümesinin ne kadar kontrolsüz hale geldiğinin bir yansıması olarak görüyorum. Her gün Güney Sudan için endişeleniyorum" diyerek kıta içindeki görünmez yayılıma dikkat çekti.

Kenya'da ise durum farksız. Ülkede tespit edilen sekiz yeni vakanın tamamı, başkent Nairobi'ye ulaşmadan önce Uganda üzerinden seyahat eden ve 5 Ekim'de hayatını kaybeden ilk Kongolu hastayla temas eden kişilerden oluşuyor.
DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, ülke dışından gelen tekil vakaların takip edilebileceğini ancak "asıl tehlikenin toplum içinde bulaşmanın süreklilik kazanması" olduğunu vurguluyor. Nijerya, 2014 yılındaki büyük Ebola krizinde sahip olduğu çocuk felci altyapısı sayesinde salgını birkaç ay içinde kontrol altına almıştı; uzmanlar aynı başarının tekrarlanmasını umut etse de, sınır ötesi bilgi akışındaki eksiklikler büyük bir risk oluşturmaya devam ediyor.
