Ankara’nın turizm açısından en büyük şanslarından biri hiç şüphesiz Gordion Antik Kenti…
Başkent’in merkezinden biraz uzaklaştığınızda, Polatlı sınırlarında bambaşka bir hikâyenin içine giriyorsunuz. Friglerin başkenti Gordion sadece Ankara’nın değil, Anadolu’nun kadim tarihinin en önemli duraklarından biri.
Üstelik Gordion’un UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmasıyla birlikte Ankara için yeni bir kapı daha açıldı. Elbette mesele yalnızca bu değerli mirasa sahip olmak değil; Gordion’u daha fazla insana anlatmak daha fazla ziyaretçiyi bölgeye çekmek ve Ankara’nın turizm rotalarında hak ettiği yere taşımak… Özellikle Ankara’dan Ürgüp - Göreme’ye doğrudan geçiş yapan turistlere yolculuklarından itibaren Gordion’un anlatabilmek gerek. Bu noktada Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Hava Yolları arasında Gordion için bir iş birliği harika olurdu…
**
Böylesine tarihi yerler için kültürel etkinliklerin önemi ise bir kat daha değerli oluyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Ankara Kalkınma Ajansı’nın destekleri, Polatlı Belediyesi ile Gordion Vakfı’nın iş birliğinde Gordion III. Uluslararası Arkeofilm Festivali de bu açıdan yine çok kıymetli.
24-27 Eylül 2026 tarihlerinde Polatlı Gordion’da gerçekleştirilecek festival kapsamında 9 farklı ülkeden 12 film, arkeoloji ve kültürel mirasın benzersiz hikâyelerini beyazperdeye taşıyacak.
Kazılardan antik kentlere, unutulmuş uygarlıklardan korunmayı bekleyen kültürel mirasa kadar dünyanın farklı coğrafyalarından hikâyeler Gordion’da izleyiciyle buluşacak. Film gösterimlerinin ardından yönetmenlerle yapılacak söyleşiler de festivalin başka bir değerli tarafı. İzleyiciler, filmlerin hikâyelerini ve yapım süreçlerini doğrudan yaratıcılarından dinleme fırsatı bulacak.
**
Bu festivalin en önemli noktalarından biri de şu; bu festival yalnızca dört günlük bir sinema etkinliği değil. Gordion’un adını Türkiye’nin dışına taşıyacak bir kültür buluşması…
Festivale katılacak ülkelerden gelecek yönetmenler, sanatçılar ve izleyiciler Gordion’u yerinde görme, bölgenin hikâyesini tanıma fırsatı bulacak. Böylece festival için gelen her konuğun kendi ülkesine döndüğünde anlatacağı bir Gordion hikâyesi olacak. İşte Ankara’nın turizmde ihtiyacı olan şey de biraz bu. Çünkü hikâyemizi anlatamıyoruz, duyuramıyoruz… Elimizde çok değerli hikâyeler var ama bu hikâyeleri daha fazla insana anlatmak zorundayız.
Gordion Vakfı da Polatlı’da yürüttüğü çalışmalarla bu eksiği kapatmaya çalışıyor. Gordion’un yanı sıra Sakarya Meydan Muharebesi’nin gerçekleştiği alanların da Ankara’nın kültürel ve tarihî değerleri arasında daha fazla görünür olması için önemli çalışmalar yürütülüyor. Bu vesileyle yıllardır Polatlı’ya, Gordion’a ve Sakarya Meydan Muharebesi alanlarına emek veren Gordion Vakfı Başkanı Sayın Kadim Koç’a da teşekkür etmek gerekiyor. Çünkü bir şehri turizmde öne çıkaran sadece sahip olduğu tarih değildir. O tarihi sahiplenen, anlatan, yaşatan ve yeni nesillere aktaran insanların emeği de en az o miras kadar değerlidir. Gordion, Ankara için bulunması güç bir şans…
Friglerin başkenti, Kral Midas’ın hikâyesi, tümülüsleri, arkeolojik zenginliği ve binlerce yıllık geçmişiyle Ankara’nın turizm markası Gordion’u sadece “gidilecek bir antik kent” olarak değil, Ankara’nın anlatılacak büyük hikâyelerinden biri olarak görmeliyiz.
**
Kültür ve sanat etkinlikleri çoğaldıkça, uluslararası buluşmalar arttıkça, bölgenin adı da daha fazla duyulacak. Şimdi sıra Gordion’u daha fazla anlatmakta…
24-27 Eylül’de gerçekleşecek Gordion III. Uluslararası Arkeofilm Festivali de bu yolculukta önemli bir adım. Ve; geçmişi sinemanın gözünden keşfetmek, Gordion’un hikâyesini dünyanın farklı ülkelerinden gelen insanlarla paylaşmak ve Ankara’nın bu eşsiz değerini daha fazla insana tanıtmak için güzel bir fırsat.
**
Sözün özü; sağlıcakla kalın…