Ankara’da yaz bitiyor ve trafik çilesi kendini hissettirmeye başladı… Elbette bir de her zaman dikkat etmemiz gereken ve bitmeyecek hayati bir “su” sorunumuz var.
Başkentin barajlarında dün itibarıyla toplam doluluk oranı yüzde 41,02…
İşin bir de aktif doluluk tarafı var. Ankara’nın kullanılabilir aktif su oranı sadece yüzde 34,15.
İşte dikkat etmemiz gereken rakam da bu!..
ASKİ’nin 2 Eylül 2026 verileri, Ankara’nın su konusunda daha dikkatli olması gerektiğini bir kez daha gösteriyor.
ANKARA BARAJLARINDAKİ SON DURUM
Başkenti besleyen barajların hepsinde doluluk oranı farklı… Kesikköprü Barajı yüzde 100 dolulukla en yüksek seviyeye sahip baraj durumunda. Ankara’nın diğer barajlarında doluluk oranı ise şöyle:
Eğrekkaya yüzde 67,36
Akyar yüzde 54,82
Çubuk 2 yüzde 54,26
Kavşakkaya yüzde 51,83
Kurtboğazı yüzde 40,56
Çamlıdere yüzde 37,08
Kargalı yüzde 34,13
Peçenek yüzde 29,44
Türkeşrefli yüzde 10,14
**
Geçtiğimiz haftalarda Ankara’nın eski derelerini, kaybolan su yollarını ve şehrin suyla kurduğu ilişkiyi yazmıştım.
Bugün ise bambaşka bir pencereden aynı meseleye bakıyoruz.
Bir zamanlar dereleri, bostanları ve doğal su kaynaklarıyla yaşayan Ankara, bugün artan nüfusuyla barajlara ve büyük bir su altyapısına ihtiyaç duyuyor.
Şehir büyüdü.
Nüfus arttı.
İhtiyaçlar çoğaldı.
Ama su aynı hızla artmıyor.
Su meselesini sadece kuraklık dönemlerinde hatırlamamak gerekiyor. Yeni eğitim döneminin başlamasına az bir süre kaldı. Yeni müfredatla ilgili pek çok tartışma var. Müfredatta çevre ve iklime daha fazla önem vermek gerekiyor. Küçük yaşlarda farkındalığın artması, medyanın bu anlamda desteğinin daha fazla olması önemli diye düşünüyorum…
**
Ankara’da su tasarrufu yalnızca evlerdeki musluğu kapatmakla olmuyor.
Elbette bu önemli ama mesele bundan çok daha büyük.
Şehir planlamasından tarımsal kullanıma, altyapı yatırımlarından yağmur suyunun değerlendirilmesine kadar geniş bir alanı konuşmamız gerekiyor. Suyu yalnızca tüketen değil, onu yöneten bir şehir olmalıyız.
**
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ’nin altyapı, kayıp-kaçak ve su yönetimi konusunda attığı adımların yanında vatandaşın da sorumluluğu var.
Çünkü belediyeler ne kadar yatırım yaparsa yapsın, şehirde yaşayan milyonlarca insanın suyu bilinçsiz kullanması halinde mücadele zorlaşacaktır.
“Bir şey olmaz” anlayışını su konusunda da terk etmeliyiz.
Kentte yaşayanların, kurum ve kuruluşların, şirketlerin, cami imamlarının bile üzerine düşeni yapması gerekiyor. Bozuk musluklar, akan borular tamir edilmeli; su tasarrufu konusunda herkes üzerine düşeni yapmalı...
**
2026 Eylül ayı başındaki rakamları bir kenara not edelim.
Toplam doluluk: yüzde 41,02.
Aktif doluluk: yüzde 34,15.
Bunlar Ankara’nın önümüzdeki günlerde suyu daha dikkatli kullanması gerektiğini anlatan iki önemli rakam.
Umarım gelecek yağışlarla birlikte bu oranlar hızla yükselir. Ama yağmur yağmasını beklerken bizim de yapmamız gerekenleri unutmamamız gerekiyor…