"Şanzelize’nin Işıkları Söndü: Avrupa'da Sokaklar Alevlerle Aydınlanıyor"

YAYINLAMA
18 Ekim 2026 23:59
GÜNCELLEME
19 Ekim 2026 00:07

Fransa’dan Arnavutluk’a…

 

Belçika’dan Portekiz’e…

 

Avrupa’nın o meşhur “Şanzelize ışıltısı” var ya…

 

Son günlerde biraz gaz kokuyor.

 

Biraz da kırık cam sesi geliyor.

 

Hani yıllardır birileri bize ne anlatıyordu?

 

“Avrupa’da protesto kültürü var.”

 

“İnsanlar haklarını arıyor.”

 

“Gençler özgür.”

 

“Devlet vatandaşına karşı daha hoşgörülü.”


“Polis halkla karşı karşıya gelmez.”

 

“Ah bir biz de Avrupa gibi olsak…”

 

Şöyle bir bakıyorum da.

 

Hala olmamışız.


Olmayalım da...

 

Paris’te lise öğrencileri barikatlarla boğuşuyor.

 

Brüksel’de polis tazyikli sudan medet umuyor.

 

Portekiz’de barınma krizi sokağa döküyor.

 

İtalya’da “No Meloni” sloganları yükseliyor.

 

Arnavutluk’ta ise iş öyle bir noktaya geliyor ki, başbakanlık binasına patlayıcı drone’la mesaj gönderiliyor.

 

Mesajın tonu biraz sert tabii.

 

Oldukça tehlikeli.

 

Avrupa’nın “özgür protesto kültürü” böyle bir şey miydi?

 

*

 

Macron da çıkmış…

 

“Sokakları yağmalayanlar bedelini ödeyecek” diyor.

 

Anlaşılabilir.

 

Devletin kamu düzenini koruması elbette normal.

 

Ama insanın aklına şu soru da geliyor:

 

Bu öfke neden bu kadar büyüdü?

 

Çünkü mesele sadece birkaç gösterici değil.

 

Sesi duyulmayan halklar var.

 

Hayat pahalılığı var.

 

Barınma krizi var.

 

Gelir dağılımı problemi var.

 

Gelecek kaygısı var.

 

Ve giderek büyüyen bir “Bizi kimse duymuyor?” duygusu var.

 

Yani mesele yalnızca sokaktaki taş, cam ve barikat değil.

 

Mesele, o taşı eline aldıran ruh hali.

 

Kim görecek?

 

Kim duyacak?

 

*

 

Bizde bazı çevreler vardı…

 

Avrupa’ya bakıp hayranlıkla:

 

“Bakın, hak işte böyle medeni şekilde aranmalı” derlerdi.

 

Evet.

 

Arıyorlar.

 

Hem de bayağı bayağı arıyorlar.

 

Ama medeniyet bu mu?

 

Tartışılır.

 

Avrupa’daki protesto görüntülerini Türkiye’den izleyen bazı gruplar, sanki başka bir dünyadan yayın yapılıyormuş gibi davranıyor.

 

Paris’te polis müdahale edince “demokrasi krizi”…

 

Brüksel’de gaz sıkılınca “özgürlüklerin çiğnenmesi”…

 

Roma’da sokaklar karışınca “halkın tepkisi”…

 

Ama aynı görüntüyü Türkiye’de görünce?

 

Hemen başka bir terminoloji devreye giriyor.

 

*

 

Polis müdahalesi.

 

Kolluk kuvvetlerinin sert tepkisi.

 

Vatandaşın gösteri hakkına müdahale vs…

 

Demek ki mesele protesto değilmiş.

 

Mesele, kimin protesto ettiğiymiş.

 

Mesele, kimin iktidarda olduğuymuş.

 

Mesele, hangi ülkede yaşandığıymış.

 

Mesele, protestoya hangi gözlükle baktığımızmış.

 

İşte asıl ikiyüzlülük budur.

 

*

 

Avrupa’nın vitrini uzun zamandır çok parlaktı.

 

Refah vardı.

 

Özgürlük vardı.

 

Demokrasi vardı.

 

Konfor vardı.

 

Ama vitrinin arkasında biriken sorunlar da vardı.

 

Şimdi o sorunlar sokağa taşıyor.

 

Kira yükseliyor.

 

Hayat pahalanıyor.

 

Gençler geleceklerinden endişe ediyor.

 

Devlet ile toplum arasındaki mesafe açılıyor.

 

Ve sonunda…

 

O ışıltılı Avrupa vitrininin camı çatlıyor.

 

*

 

Şura önemli:

 

Avrupa’da protesto yapılması Avrupa’nın çıkmazda olduğu anlamına gelmez.

  

Ama bir şeyi gösterir:

 

Hiçbir sistem, vatandaşın öfkesini sonsuza kadar halının altına süpüremez.

 

Ve hiçbir ülke…

 

Sırf kendisini “gelişmiş” diye tanımladığı için krizlerden muaf olmaz.

 

*

 

Bizim “Batı hayranları” da artık şu gözlükleri bir kenara bıraksın.

 

Avrupa’yı eleştirmek için değil…

 

Avrupa’yı gerçek haliyle görmek için.

 

Çünkü Avrupa da insanlardan oluşuyor.

 

İnsanların da derdi var.

 

Kirası var.

 

Faturası var.

 

Geçim sıkıntısı var.

 

Öfkesi var.

 

Ve bazen…

 

O öfke sokağa taşıyor.

 

*

 

Sonuç?

 

“Batı’da böyle şeyler olmaz” masalı da bitti.

 

Oluyormuş.

 

Hem de nasıl oluyor!

 

Demokrasi kusursuz bir vitrin değil.

 

O yüzden…

 

Şanzelize’nin ışıkları, gerçekleri görmemize engel olmasın.

 

Çünkü bazen en ışıltılı vitrinlerin arkasında en büyük çatlaklar vardır.

 

Eski Avrupa protestolarına bakınca diyorum ki:

 

Nerede o eski lüks protestolar?

 

Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.