Avrupa yangın yeri; dünya da değişti artık uyanma vakti…

YAYINLAMA
19 Ekim 2026 16:23
GÜNCELLEME
19 Ekim 2026 16:49

Avrupa yanıyor, dünya kaynıyor…

Cennet vatan Türkiye, kendi iç meseleleriyle debelenip duruyor…

Amerika, Ukrayna’dan beklentilerini karşılamış olmanın ardından Rusya ile diyalog kanallarını geliştiriyor: Zelenski’nin vay haline!..

İsrail ise Türkiye’yi sıkıştırmak için ‘komşu’luğu unutan Yunanistan üzerinden ya da elinde oyuncak olan sosyal medyadan Türkiye ile Azerbaycan arasında yapay bir tartışma alevlendirmeye çalışıyor: Beyhude bir çaba…

Ülkemizde fon krizinin yarattığı hayal kırıklığı, yıl sonu yaklaşırken maaş artışlarına ilişkin beklentiler, siyasi atışmalar ve özellikle futbol sahalarındaki gelişmelerle meşgulüz. A Milli Futbol Takımı’nın yeni teknik direktörünün kim olacağı da gündemimizdeki başlıklardan biri…

Dost sohbetlerinde yıllardır dile getirdiğim bir değerlendirme vardı: Avrupa cazibesini kaybediyor, Avrupa kendi derdine düşüyor…

Evet, Avrupa bugün adeta yanıyor…

Fransa’dan İspanya’ya, İtalya’dan Portekiz’e, Arnavutluk’a kadar Avrupa’nın farklı ülkelerinde sokaklar hareketli. Kimi hayat pahalılığına, kimi barınma sorununa, kimi eğitim sistemindeki aksaklıklara, kimi de yolsuzluk iddialarına tepki gösteriyor.

Yıllarca refahın ve istikrarın adresi olarak görülen Avrupa, bugün kendi iç sorunlarıyla boğuşurken ‘puf’ oluyor gibi! Sokaklardaki görüntüler, kıtanın siyasi, ekonomik ve toplumsal açıdan ne kadar ciddi bir sınavdan geçtiğinin göstergesi.

Artık dünya eski dünya değil… Türkiye de eski Türkiye değil…

**

Bizim de biraz düşünme, elimizdeki imkânları konuşma vaktimiz geldi.

Savunma sanayisinde önemli bir mesafe kat ettik. Dünyanın dikkatini çeken projelerimiz, kendi teknolojisini geliştirmeye çalışan kurumlarımız ve büyük hedefleri olan şirketlerimiz var. Turizmde ise biraz daha kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor. Doğamız, tarihimiz, kültürel zenginliğimiz ve mutfağımız başlı başına birer değer. Doğru planlama, nitelikli hizmet ve sürdürülebilir bir anlayışla turizm gelirlerimizi de ülkemizin dünyadaki yerini de çok daha ileri taşıyabiliriz.

Ulaşımda önemli yatırımlar yaptık. Türk Hava Yolları gibi dünya çapında bir markamız, modern havalimanlarımız var. Raylı sistem projeleri tamamlandıkça şehirlerimiz ve ülkemiz için yeni imkânlar doğacak.

Sanayinin bacası, tüm zorluklara rağmen tütüyor. Üretme kabiliyetimiz, girişimcilerimiz, gastronomimiz ve yetişmiş insan gücümüz var. Ama sorun verimli kullanımda başlıyor!

Herkes masa başında bir iş istiyor. Kolay yoldan zengin olma hayali büyüyor. Emek vermeden kazanmak, zahmete katlanmadan sonuç almak istiyoruz. Bir yandan geçim derdiyle uğraşıyor, diğer yandan geleceğe dair umudumuzu korumaya çalışıyoruz.

Psikolojimiz bozuk, keyfimiz kaçık yani…

Evet dünyanın bu telaşlı döneminde Türkiye’nin önünde değerlendirebileceği önemli fırsatlar var. Kocaman şirketlerimiz, dünyaya anlatabileceğimiz hikâyelerimiz, köklü tarihimiz, kültürel değerlerimiz ve insan kaynağımız var. 

Mesele artık sahip olduklarımızın farkına varmak ve bunları doğru bir planla geleceğe taşımak. İmkân sahibi olmak tek başına yetmiyor. O imkânı değere dönüştürmek, üretmek, çalışmak ve sürdürülebilir bir düzen kurmak becerisi göstermemiz gerekiyor.

Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.