Ankara’da hangi mahkemeye gidilir: Asliye Hukuk mu, Sulh Hukuk mu, İdare mi?
Ankara’da kira, miras, ecrimisil, ruhsat iptali, tam yargı davası gibi konularda hangi dosya Asliye Hukuk’a, hangisi Sulh Hukuk’a, hangisi İdare Mahkemesi’ne açılıyor?
Ankara’da vatandaşın karşısına çıkan kira uyuşmazlıkları, miras ve tapu davaları, apartmandaki kat malikleri tartışmaları ile belediye ruhsat iptali, vergi ve memur işlemleri aynı adliyeye gitse de farklı mahkemelerin görev alanına giriyor. Hangi dosyanın Asliye Hukuk, hangisinin Sulh Hukuk veya İdare Mahkemesi’ne açılacağı hem davanın hızını hem masrafını hem de hak kaybı riskini doğrudan etkiliyor; yanlış mahkemeye açılan dava, aylar sonra “görevsizlik” kararıyla başa sarabiliyor.
ANKARA’DA ÜÇ FARKLI MAHKEME TÜRÜ VATANDAŞIN KARŞISINA ÇIKIYOR
Ankara’da adalet arayan bir vatandaşın önünde kabaca üç ana adres var:
- Sulh Hukuk Mahkemeleri (daha çok kira, tahliye, kat malikleri, belirli parasal sınırlar)
- Asliye Hukuk Mahkemeleri (miras, tapu, tazminat, sözleşme, çoğu özel hukuk davası)
- İdare Mahkemeleri (devletin – belediye, bakanlık, valilik vb. – işlemlerine karşı davalar)
Teorik farklar, Ankara’daki pratikte “yanlış kapıdan girmek” anlamına geliyor. Vatandaş dava dilekçesini yanlış mahkemeye verdiğinde, dosya aylarca sürüncemede kalıp en sonunda “görevsizlik” kararıyla başka mahkemeye gönderiliyor; bu da hem zaman kaybı hem de ek masraf anlamına geliyor.
SULH HUKUK MAHKEMELERİ KİRA VE APARTMAN DAVALARINI GÖRÜYOR
Ankara’da en sık başvuru alan mahkemelerin başında Sulh Hukuk geliyor.
Özellikle:
- Konut ve çatılı işyeri kiralarında tahliye davaları,
- Kira bedelinin tespiti (özellikle artış dönemlerinde),
- Kiracı-ev sahibi arasındaki depozito ve benzeri uyuşmazlıklar,
çoğunlukla Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına giriyor.
Ankara’da kiralar hızla yükseldiği için, özellikle Çankaya, Yenimahalle, Keçiören ve Etimesgut’taki Sulh Hukuk mahkemelerinde kira dosyaları yığılmış durumda.

KAT MALİKLERİ UYUŞMAZLIKLARI DA SULH HUKUK’A DÜŞÜYOR
Apartman ve site yönetimlerine ilişkin:
- Kat Malikleri Kurulu kararına itiraz,
- Yönetici atanması veya azli,
- Ortak giderlere katılmama, aidat borcu kaynaklı ihtilaflar,
da Sulh Hukuk’un klasik dosyaları arasında.
Ankara’da büyük sitelerin yoğun olduğu Eryaman, Batıkent, Çayyolu gibi bölgelerden açılan davalar, Sulh Hukuk mahkemelerinin iş yükünü ciddi biçimde artırıyor.
Sulh Hukuk’un avantajı, Asliye Hukuk’a kıyasla daha hızlı karar verebilmesi; dezavantajı ise iş yoğunluğu arttıkça bu hızın da düşmeye başlaması.
ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ BÜYÜK VE ÇOK TARAFLI DAVALARI YÜRÜTÜYOR
Türk hukukunda genel görevli mahkeme Asliye Hukuk.
Ankara’da:
- Miras davaları (mirasın paylaşımı, tenkis, mirasçılık belgesine itiraz),
- Tapu ve taşınmaz davaları (mülkiyet, ecrimisil, şufa, tapu iptal ve tescil),
- Sözleşmeden doğan yüksek tutarlı alacak ve tazminat davaları,
- Manevi tazminat içeren pek çok uyuşmazlık,
Asliye Hukuk Mahkemeleri önüne geliyor. Örneğin bir arsa payının haksız devredildiğini düşünen Ankara’lı vatandaş, genellikle Asliye Hukuk’un yolunu tutuyor.
GÖREVSİZLİK KARARLARI DAVALARI UZATIYOR
Ankara’da sık görülen hata şu: Vatandaş ya da avukatı, bir kira uyuşmazlığını yanlışlıkla Asliye Hukuk’ta açabiliyor veya bir tapu davasını Sulh Hukuk’a götürebiliyor.
Mahkeme:
- Uyuşmazlığın türüne göre “görevsizlik” kararı veriyor,
- Dosya, görevli mahkemeye gönderiliyor,
- Süre uzuyor, harç ve masraf yönünden yeni düzenlemeler çıkabiliyor.
Bu da vatandaşın “Zaten yıllarca sürüyor, bir de yanlış mahkemeye gitmişiz” isyanını besliyor. Ankara’daki baro ve adli yardım büroları, özellikle kendi başına dava açmak isteyenleri bu konuda uyarıyor.
İDARE MAHKEMELERİ DEVLETLE DAVALARI GÖRÜYOR
Ankara’da İdare Mahkemeleri, Asliye ve Sulh’tan tamamen farklı bir “yargı kolu”nda çalışıyor. İdare Mahkemeleri’nin görev alanında idarenin yaptığı işlemler var.
Örneğin:
- Büyükşehir veya ilçe belediyesinin imar planı, ruhsat iptali, yıkım kararı,
- Valilik veya kaymakamlık kararları,
- Bakanlıkların ve kamu kurumlarının verdiği disiplin cezaları, atama-nakil işlemleri,
- Vergi cezası ve benzeri mali idari işlemler,
İdare Mahkemesi’ne taşıyabileceğiniz konular arasında.
Yani belediyenin ruhsat iptalini, “tapu mahkemesi” diye Asliye Hukuk’a götürürseniz, mahkeme görevsizlik verip sizi idari yargıya yönlendirmek zorunda kalıyor.
İDARİ İŞLEM İLE ÖZEL HUKUK İŞLEMİ AYRIMI VATANDAŞI ZORLUYOR
Ankara pratiğinde kafa karıştıran durumlar da var:
- Bir yandan belediyeyle yapılan sözleşme,
- Diğer yandan aynı belediyenin verdiği idari karar (izin iptali, ceza, ruhsat)
aynı olayın içinde yer alabiliyor.
Sözleşmeden doğan saf alacak alacak davası Asliye Hukuk’a, idari nitelikli ruhsat iptali ise İdare Mahkemesi’ne gitmek zorunda. Vatandaşın tek dosya sandığı uyuşmazlık, iki ayrı mahkeme ve iki ayrı yargı kolunda dağılabiliyor; bu da Ankara’daki davacıları hem mali hem psikolojik olarak zorluyor.
YANLIŞ MAHKEME SEÇİMİ HAK KAYBINA YOL AÇABİLİYOR
Görevli mahkemeyi yanlış seçmek, sadece “dosya başka mahkemeye gider” sorunu değil; aynı zamanda:
- Zamanaşımı süresinin dolmasına,
- Dava şartı eksikliklerinin fark edilmemesine,
- Ek harç ve masraflara
yol açabiliyor.
Ankara’da özellikle idari davalarda, iptal davası açma süresi çoğu kez 60 gün gibi kısa sürelerle sınırlı. Vatandaş bu süreyi Sulh veya Asliye’de boşa harcarsa, İdare Mahkemesi’ne ulaştığında davanın süreden reddiyle karşılaşabiliyor.
Bu nedenle hukukçular, “Devlete karşı işlem iptal davası mı açacağım, yoksa sözleşmeden doğan alacak mı isteyeceğim?” sorusuna en başta net yanıt verilmesi gerektiğini vurguluyor.
ANKARA’DA VATANDAŞLAR İÇİN PRATİK YOL HARİTASI ÖNE ÇIKIYOR
Genel çerçevede Ankara pratiğine uygun tablo şöyle özetleniyor (istisnalar saklı):
- Kiracı–ev sahibi, kira tespiti, tahliye, apartman yönetimi:
Çoğunlukla Sulh Hukuk Mahkemesi - Miras, tapu, arsa, yüksek meblağlı tazminat ve sözleşme davaları:
Genel olarak Asliye Hukuk Mahkemesi - Belediye cezaları, ruhsat iptali, imar planı, memur işlemleri, vergi cezaları:
İdare Mahkemesi
Ankara Barosu, Adli Yardım Bürosu ve bazı sivil toplum kuruluşları, vatandaşların “Mahkeme kapısını yanlış çalmaması” için ücretsiz bilgilendirme ve yönlendirme yapmaya çalışıyor.

SIK SORULAN SORULAR (SSS)
Ankara’da kira davasını Asliye Hukuk’a açarsam ne olur?
- Mahkeme büyük ihtimalle görevsizlik kararı verir ve dosyayı Sulh Hukuk’a gönderir. Bu süreç hem zaman hem masraf kaybı yaratır; bazı durumlarda zamanaşımı riski doğabilir.
Belediye yıkım kararına karşı Asliye Hukuk’a gidebilir miyim?
- Hayır. Bu bir idari işlem; Ankara’da yıkım kararına veya ruhsat iptaline karşı İdare Mahkemesi’ne iptal davası açmanız gerekir. Yanlış mahkemeye başvurmak sürenin kaçırılmasına sebep olabilir.
Miras ve tapu davasını Sulh Hukuk’ta açmak mümkün mü?
- Genel olarak hayır. Miras, tapu, ecrimisil ve benzeri taşınmaz davalarının büyük bölümü Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanında. Yanlış açılan davalar görevsizlikle geri döner.
İdare Mahkemesi ile Asliye Hukuk aynı adliyede mi?
- Ankara’da fizikî yerleşimler farklı olabilir. Ama asıl önemli olan şu: İdari yargı ve adli yargı tamamen farklı sistemlerdir; dosya türüne göre doğru yargı kolunu seçmek gerekir.
Mahkemeyi yanlış seçtim, ne yapmalıyım?
- Mahkeme görevsizlik kararı vermişse, kararda belirtilen süre içinde dosyanızın görevli mahkemeye gönderilmesini isteyebilirsiniz. Fakat zamanaşımı ve süre hesapları teknik konudur; Ankara’da bir avukattan hukuki destek almanız hak kaybını önleyebilir.

Ankara’da Asliye Hukuk, Sulh Hukuk ve İdare Mahkemesi arasındaki görev çizgileri, yalnızca birer “teknik ayrım” değil; vatandaşın adalet arayışında yolunu kısaltan ya da uzatan ana belirleyiciler. Hangi kapının çalınacağını bilmek, çoğu zaman davayı kazanmak kadar kritik hale geliyor.