Ankara’da işyeri hekimliği ve İSG raporları: Usulsüzlük iddiaları nasıl şikâyet edilir, nasıl soruşturulur?

Ankara’da işyeri hekimliği ve iş sağlığı güvenliği raporlarında usulsüzlük şüphesi olduğunda işçi nereye başvurur, hangi kurum neyi inceler, hangi cezalar ve itiraz yolları devreye girer?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da işyeri hekimliği ve İSG raporları: Usulsüzlük iddiaları nasıl şikâyet edilir, nasıl soruşturulur?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da işyeri hekimliği ve iş sağlığı güvenliği (İSG) raporlarındaki usulsüzlük iddiaları, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, İş Kanunu, meslek mevzuatı ve idari disiplin hükümleri çerçevesinde inceleniyor. Şikâyetler çoğunlukla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerine, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne, Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimlerine ve meslek odalarına ulaşıyor. Ankara’da sahte rapor, kağıt üzerinde İSG hizmeti verme, baskı altında tutulan işyeri hekimi/uzmanı gibi iddialar hem idari soruşturma hem de savcılık kanalıyla adli süreçlere dönüşebiliyor.

ANKARA’DA İŞYERİ HEKİMLİĞİ VE İSG RAPORLARI SIKI MEVZUATA TABİ OLUYOR

Ankara’daki işyerleri, çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurmak zorunda. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler, bu yükümlülüğün çerçevesini çiziyor. İşe giriş ve periyodik muayene raporları, risk değerlendirmeleri, ortam ölçümleri, iş kazası–meslek hastalığı kayıtları, yıllık değerlendirme raporları ve eğitim kayıtları, bu sistemin en kritik evrak başlıkları arasında yer alıyor.

Ankara pratiğinde, organize sanayi bölgelerinden küçük atölyelere, kamu binalarından plazalara kadar geniş bir yelpazede İSG hizmeti yürütülüyor. Ancak bazı işyerlerinde, raporların fiilen yapılmayan kontroller üzerinden düzenlendiği, işyeri hekiminin yeterli süre ayırmadığı, iş güvenliği uzmanının riskleri doğru yansıtmadığı, hatta kağıt üzerinde “var görünen” hizmetlerin gerçekte verilmediği iddiaları gündeme gelebiliyor.

USULSÜZLÜK İDDİALARI HEM ÇALIŞANLARDAN HEM KURUMLARDAN GELİYOR

Ankara’da İSG raporlarındaki usulsüzlük iddiaları çoğunlukla şu kaynaklardan çıkıyor:

  • Çalışanların, fiilen yapılmayan muayene veya eğitimleri fark etmesi
  • İş kazası sonrası ortaya çıkan çelişkili kayıtlar
  • İş yeri içinde görev yapan dürüst işyeri hekimi veya İSG uzmanlarının baskı ve yönlendirmeye maruz kalması
  • Rekabet nedeniyle OSGB’ler (ortak sağlık güvenlik birimi) arasındaki şikâyetler
  • Denetimler sırasında iş müfettişlerinin yakaladığı tutarsızlıklar

Bu iddialar, Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne, Sağlık Bakanlığı’na, meslek odalarına ve savcılıklara farklı kanallardan iletilebiliyor. Aynı olay, birden fazla kurumun gündemine paralel dosyalar halinde girebiliyor.

ÇALIŞMA BAKANLIĞI İŞ MÜFETTİŞLERİ DENETİM BAŞLATABİLİYOR

Ankara’da iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ana denetim otoritesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri. 6331 sayılı Kanun çerçevesinde, işyeri hekimliği ve İSG raporlarına ilişkin şikâyet veya ihbar geldiğinde, iş müfettişleri işyerinde denetim yapabiliyor.

Bu denetimde:

  • İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı sözleşmeleri
  • İşe giriş/periyodik muayene formları
  • Risk değerlendirme dokümanı
  • Acil durum planları
  • Eğitim katılım listeleri
  • Yıllık plan–değerlendirme raporları

detaylı olarak inceleniyor. 

Ankara pratiğinde, “kopyala–yapıştır” raporlar, imzasız veya sahte imzalı belgeler, tarih ve içerik açısından tutarsız evraklar, hızla şüpheli olarak işaretleniyor. Bu durumda idari para cezaları, durdurma kararları ve sorumlu kişiler hakkında ayrıca disiplin/adli süreçler gündeme gelebiliyor.

SAĞLIK BAKANLIĞI VE MESLEK ODALARI HEKİM ETİĞİNİ İNCELİYOR

İşyeri hekimliği, hekimlik mesleğinin bir dalı. Bu nedenle Ankara’da iddia, doğrudan hekim pratiğine ilişkinse, Sağlık Bakanlığı’nın il sağlık müdürlüğü ve Türk Tabipleri Birliği/Ankara Tabip Odası da devreye girebiliyor. Meslek etiğine aykırı uygulamalar, sahte rapor düzenleme, muayene yapmadan rapor verme, işveren baskısıyla gerçeğe aykırı risk değerlendirilmesi gibi başlıklar, etik soruşturma konusu olabiliyor.

Benzer şekilde, iş güvenliği uzmanları için de Çalışma Bakanlığı nezdinde yetki askıya alma, belgenin belirli süre iptali veya tamamen geri alınması gibi yaptırımlar bulunuyor. Ankara’da OSGB’ler için yetki iptali ve faaliyet durdurma kararları da zaman zaman gündeme gelebiliyor.

SAVCILIKLAR ŞÜPHELİ DURUMLARDA ADLİ SORUŞTURMA AÇABİLİYOR

Usulsüzlük sadece idari boyutta kalmayıp, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, taksirle yaralama/ölüme sebebiyet gibi ceza hukuku başlıklarını da tetikleyebiliyor. 

Ankara’da bir iş kazası sonrası, gerçeği yansıtmayan İSG raporları ortaya çıkarsa, savcılık doğrudan harekete geçebiliyor veya şikâyet üzerine soruşturma başlatılabiliyor.

Bu süreçte, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, işveren, OSGB yetkilileri ve hatta sahte evrak hazırlayan/imza atan idari personel şüpheli konuma gelebiliyor. Ankara’daki adliyelerde iş kazaları, meslek hastalığı iddiaları ve buna bağlı İSG raporu tartışmaları zaman zaman ceza mahkemelerine konu oluyor.

İŞYERİ HEKİMLERİ VE UZMANLAR BASKIYA MARUZ KALDIĞINDA YETKİLİLERE BAŞVURABİLİYOR

Ankara’da yaşanan pratik sorunlardan biri de, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının bazı işverenler tarafından baskı altında tutulması. “Rapora bu riski yazma, iş kazasını bildirme, işçiyi ağır işe elverişli göster, yoksa sözleşmeni feshederim” gibi tehditler, sahadan sıklıkla bildirilen başlıklar arasında.

Mevzuata göre, işyeri hekiminin ve İSG uzmanının işten çıkarılmasına karşı belirli koruma mekanizmaları bulunuyor; risk bildirimini yaptığı için sözleşmesi haksız feshedilen uzman/hekimin, Ankara’da hem iş mahkemelerinde hem de bakanlık nezdinde hak arama imkânı var. Ayrıca bu baskılar, Çalışma Bakanlığı ve meslek odalarına bildirilerek, işveren hakkında inceleme talep edilebiliyor.

ÇALIŞANLAR ŞİKÂYET İÇİN BİRDEN FAZLA KANAL KULLANABİLİYOR

Ankara’da bir çalışan, işyeri hekimliği veya İSG raporlarıyla ilgili usulsüzlükten şüpheleniyorsa, başvurabileceği başlıca kanallar şöyle:

  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İletişim Merkezi ve iş müfettişleri
  • Ankara Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü
  • CİMER üzerinden detaylı şikâyet başvurusu
  • Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (adli şikâyet)
  • İl Sağlık Müdürlüğü (hekim kaynaklı usulsüzlük iddiaları)
  • Ankara Tabip Odası, ilgili mühendis odaları ve meslek birlikleri

Şikâyetin somut bilgi ve belgeyle desteklenmesi, tarih–yer–kişi belirtilmesi, sürecin ciddiyetle ele alınma ihtimalini artırıyor. Ankara pratiğinde, işçi temsilcileri ve sendikalar da bu başvurularda işçilere hukuki destek verebiliyor.

İDARİ PARA CEZALARI VE YETKİ İPTALLERİ CAYDIRICI OLUYOR

6331 sayılı Kanun, usulsüz veya eksik İSG uygulamalarına karşı kapsamlı idari para cezası sistemi öngörüyor. Ankara’da yapılan denetimlerde tespit edilen her eksiklik, çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre değişen rakamlarda cezalara dönüşebiliyor. Tekrarlanan ihlallerde ceza katlanıyor.

OSGB’ler ve bireysel iş güvenliği uzmanları için yetki iptali, işyeri hekimleri için hem bakanlık hem de meslek örgütü nezdinde disiplin yaptırımları gündeme gelebiliyor. Bu yaptırımlar, hem yeni sözleşme yapma haklarını sınırlıyor hem de Ankara’daki iş dünyasında itibar kaybına yol açıyor.

ANKARA’DA İŞÇİ VE UZMANLARIN MERAK ETTİĞİ SORULAR YANIT BULUYOR

İşyeri hekimi beni görmeden rapor düzenlerse Ankara’da nereye şikâyet edebilirim?

  • Öncelikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ve CİMER’e başvuru yapabilirsiniz. Hekimle ilgili etik ve mesleki boyut için İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve Ankara Tabip Odası’na şikâyet mümkündür. Gerekirse savcılığa suç duyurusunda da bulunabilirsiniz.

İSG uzmanı riskleri yazmıyor, baskı altında kalıyor, ne yapılabilir?

  • Uzman bizzat Çalışma Bakanlığı’na, CİMER’e ve meslek örgütüne başvurabilir. Çalışanlar da tanık oldukları baskı ve usulsüzlükleri şikâyet edebilir. Ankara’da bu tür dosyalarda, hem işverene ceza hem de uzman için koruma mekanizmaları gündeme gelebiliyor.

İş kazası oldu, raporlarla oynandığından şüpheleniyorum, ne yapmalıyım?

  • Kazayı mutlaka SGK’ya bildirin; ardından savcılığa giderek şüpheli raporları ve tanık beyanlarını sunun. Çalışma müfettişlerinin inceleme yapmasını talep edin. Ankara pratiğinde iş kazası dosyalarında İSG evrakı detaylı şekilde mercek altına alınıyor.

İSG raporları bize gösterilmek zorunda mı?

  • Risk değerlendirmesi ve acil durum planları çalışanların erişimine açık olmak zorunda. Ankara’da pek çok işyerinde bu dokümanlar panolarda veya dijital platformlarda paylaşılmak zorunda. Gösterilmezse, bu bile başlı başına bir şikâyet konusu olabiliyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa