Anne ve kızın canını alan ilaçlama davasında karar değişti
Ankara'nın Keçiören ilçesinde ilaçlama nedeniyle anne ve kızının hayatını kaybettiği davada yeni karar çıktı.
Okunma Süresi: 1 dakika 51 saniye
Ankara’nın Keçiören ilçesinde komşu dairede yapılan ilaçlama nedeniyle Türkan Sabancılar ile 10 yaşındaki kızı Elif Sude Sabancılar’ın hayatını kaybettiği olayla ilgili davada yeni karar çıktı. İlaçlamayı yapan İbrahim Çatuk’a daha önce verilen 18 yıl hapis cezasını orantısız bulan Yargıtay’ın bozma kararının ardından dava yeniden görüldü. Mahkeme, Çatuk’u 12 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Keçiören’de 14 Haziran 2023’te Cibuti uyruklu Ramadan Abass Aden’in evinde haşere ve tahtakurulara karşı ilaçlama yapıldı. İnternet üzerinden ulaştığı İbrahim Çatuk ile 3 bin liraya anlaşan Aden’in evindeki işlem, Çatuk ve üvey oğlu Burak Akça tarafından gerçekleştirildi.
İlaçlamanın ardından aynı binada yaşayan Türkan Sabancılar, eşi Veysel Sabancılar ve çocukları rahatsızlandı. Hastaneye kaldırılan Türkan Sabancılar ile 10 yaşındaki kızı Elif Sude Sabancılar, yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
Adli Tıp Kurumu raporunda, anne ve kızının alüminyum fosfit zehirlenmesi sonucu öldüğü tespit edildi. Olayda kullanılan alüminyum fosfit içerikli ilacın ise depo ve ambarlarda zararlı böcek ve kemirgenlerle mücadelede kullanılan bir madde olduğu belirlendi.
İlk kararda 18 yıl hapis
Ankara 31’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk aşamasında İbrahim Çatuk, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkeme, Burak Akça ve ev sahibi Ramadan Abass Aden’in ise beraatine karar verdi.
Karara yapılan istinaf başvurularının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26’ncı Ceza Dairesi tarafından esastan reddedilmesinin ardından dosya, tarafların temyiz başvuruları üzerine Yargıtay’a taşındı.

Yargıtay: Suç vasfı doğru, ceza orantısız
Dosyayı inceleyen Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi, Çatuk’un eyleminin sabit olduğunu ve suç vasfının doğru belirlendiğini değerlendirdi. Daire, sanığın asli kusuruyla iki kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin hafif şekilde yaralanmasına neden olduğunun kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti.
Ancak Yargıtay, verilen cezanın fiille orantılı olmadığı sonucuna vardı.
Daire, ilgili kanun hükmü kapsamında cezanın 2 yıldan 15 yıla kadar hapis arasında belirlenebileceğini hatırlatarak, sanığın kusurunun ağırlığı ve ortaya çıkan zarar dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılabileceğini, ancak cezanın orantılılık ilkesine uygun olması gerektiğini belirtti.
Yargıtay ayrıca taksirli suçlarda temel ceza belirlenirken “suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” ölçütünün gerekçe olarak kullanılamayacağına dikkat çekti.
Bu gerekçelerle 18 yıllık hapis cezasını bozan Yargıtay, Burak Akça hakkında verilen beraat kararını ise hukuka uygun bularak onadı.
Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkeme, İbrahim Çatuk’u “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan bu kez 12 yıl hapis cezasına çarptırdı.
