Ankara Ticaret Odası'ndan ''ikale'' uyarısı

İş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdirilmesinde, teklifin kimden geldiği işçiye sağlanması gereken ek menfaat açısından önem taşıyor.

Okunma Süresi: 1 dakika 47 saniye
SD
Samet Dirican Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara Ticaret Odası'ndan ''ikale'' uyarısı
SD
Samet Dirican Editör

İşçi ile işverenin karşılıklı anlaşarak iş sözleşmesini sona erdirmesi, çalışma hayatında “ikale” ya da “bozma sözleşmesi” olarak ifade ediliyor. Ankara Ticaret Odası’nın Sosyal Güvenlik Bülteni’nde yer alan değerlendirmeye göre, sözleşmenin ikale yoluyla sona ermesi halinde işçi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamındaki iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iade edilmesini talep edemiyor. İş güvencesi kapsamında bulunan çalışanlar bakımından ikale sözleşmesinin geçerli şekilde kurulması ise tarafların iradelerinin yanı sıra sözleşmenin hangi tarafın önerisiyle gündeme geldiğine göre farklı sonuçlar doğurabiliyor. 30 veya daha fazla işçinin çalıştığı işyerlerinde en az 6 aylık kıdeme sahip çalışanlar iş güvencesi hükümlerinden yararlanabiliyor.

ANKARA TİCARET ODASI’NDAN İKALE UYARISI

Ankara Ticaret Odası tarafından yayımlanan bültende, Yargıtay kararları doğrultusunda ikale sözleşmelerinde hem işverenin hem de işçinin dikkat etmesi gereken noktalar ele alınıyor. Özellikle sözleşmenin işveren tarafından önerilmesi ile işçi tarafından talep edilmesi arasında, çalışana sağlanması gereken ek menfaat bakımından önemli bir fark bulunuyor. İkale teklifinin işverenden gelmesi durumunda, işçiye kanuni nitelikteki kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesinin tek başına yeterli olmayabileceği belirtiliyor. Bu durumda işverenin, söz konusu ödemelere ek olarak işçiye makul bir yarar, diğer ifadeyle ek menfaat sağlaması gerekiyor.

İŞVEREN TEKLİF EDERSE EK MENFAAT GÜNDEME GELİYOR

Yargıtay kararlarında, işveren tarafından önerilen ikalenin geçerliliği açısından sağlanması gereken makul yararın, işçinin 4 aylık ücretine karşılık gelen bir tutar olduğu yönündeki yaklaşımın ağırlık kazandığı aktarılıyor. Buna göre işverenin ikale teklifinde bulunması halinde, kıdem ve ihbar tazminatlarının yanında işçiye en az 4 aylık ücret tutarında ek bir menfaat sağlanması gerektiğine dikkat çekiliyor. Bültende, işçiye yalnızca kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi, bunun dışında herhangi bir ek menfaat sunulmaması halinde ikale sözleşmesinin geçerliliğinin tartışma konusu olabileceği belirtiliyor. Böyle bir durumda işçinin daha sonra feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iade talebini gündeme getirebileceği ifade ediliyor.

İŞÇİ TALEP EDERSE FARKLI UYGULAMA

İkale sözleşmesinin kurulmasını işçinin kendisinin talep etmesi halinde ise durum farklılaşıyor. Yargıtay kararları çerçevesinde bu durumda, işçiye kanuni tazminatlarına ek olarak makul yarar niteliğinde ayrıca bir menfaat sağlanması zorunlu görülmüyor. İşçinin, imzasını inkâr etmediği bir dilekçeyle iş sözleşmesinin kanuni tazminatları ödenmek suretiyle sona erdirilmesini istediğini açıkça ortaya koyması ve işverenin de bu talebi kabul etmesi halinde, ikalenin geçerli sayılması için ayrıca 4 aylık ücret tutarında bir ek menfaat verilmesi gerekmiyor.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa