Her gün yaşıyoruz ama nedenini bilmiyoruz: 20 ilginç olay
Esnemeden tüylerin diken diken olmasına, statik elektrikten parmakların buruşmasına kadar her gün yaşanan 20 olayın bilimsel nedenlerini keşfedin...
Okunma Süresi: 2 dakika 17 saniye
Günlük yaşamda defalarca karşılaştığımız pek çok olayın arkasında fizik, kimya, biyoloji ve atmosfer bilimi bulunuyor. Bazılarının açıklaması bilinirken, bazı sorular hâlâ araştırılıyor.
GÜNLÜK HAYATTAKİ 20 OLAYIN BİLİMSEL NEDENİ
Esnemek: Uykululuk ve uyanıklık değişimleriyle ilişkili olsa da esnemenin tek ve kesin işlevi henüz açıklanmış değil.
Esnemenin bulaşması: Başkasının esnemesini görmek veya düşünmek bazı kişilerde benzer tepkiyi tetikleyebiliyor. Mekanizması sosyal ve bilişsel süreçlerle ilişkilendiriliyor.
Statik elektrik: Sürtünme sırasında elektronların yer değiştirmesi yüzeylerde elektrik yükü oluşturabiliyor. Kuru havada bu yük daha kolay birikebiliyor.
Tüylerin diken diken olması: Kıl köklerindeki küçük kasların istemsiz kasılması tüyleri dikleştiriyor. Bu tepki soğukta veya güçlü duygular sırasında görülebiliyor.
Parmakların buruşması: Suda kalan parmaklarda damarların sinir sistemi kontrolünde daralması, ciltteki buruşmanın oluşumunda rol oynuyor.
Soğukta nefesin görünmesi: Sıcak ve nemli nefes, soğuk havayla karşılaşınca yoğunlaşarak küçük su damlacıkları oluşturuyor ve beyaz bir görüntü meydana geliyor.
Gökyüzünün mavi olması: Atmosferdeki moleküller kısa dalga boylu mavi ışığı daha fazla saçtığı için gökyüzü çoğunlukla mavi görünüyor.
Gün batımının kızarması: Güneş ufka yaklaştığında ışık atmosferde daha uzun yol alıyor. Mavi ışık daha fazla saçılırken kırmızı ve turuncu tonlar belirginleşiyor.
Soğan doğrarken gözlerin yaşarması: Soğan hücreleri parçalandığında oluşan uçucu tahriş edici maddeler göz yüzeyindeki sinirleri uyarıyor ve gözyaşı tepkisini başlatıyor.

NEDEN SICAK YEMEK DAHA ÇOK KOKAR, HİÇKIRIK NEDEN OLUR?
Sıcak yemeğin daha fazla kokması: Isınan birçok uçucu bileşik daha kolay havaya karışıyor. Böylece yiyeceğin kokusu buruna daha yoğun ulaşabiliyor.
Hıçkırık: Diyaframın istemsiz kasılması ve ardından ses tellerinin hızla kapanması karakteristik “hık” sesini oluşturuyor.
Mide gurultusu: Sindirim sistemindeki gaz ve sıvıların hareketi ile kasılmalar, aç olmasak bile çeşitli bağırsak ve mide sesleri oluşturabiliyor.
Kahve sonrası tuvalet ihtiyacı: Kahve ve içindeki bazı bileşikler bazı kişilerde bağırsak hareketlerini artırabiliyor. Ancak bu tepki herkeste aynı şekilde görülmüyor.
Göz kırpmak: Göz kırpma, gözyaşının göz yüzeyine yayılmasına ve yüzeyin nemli kalmasına yardımcı oluyor. Uzun süre ekrana bakmak bu sıklığı değiştirebiliyor.
Kulak çınlaması: Dışarıdan gerçek bir ses olmadan ses duyulması şeklinde tanımlanıyor. Yüksek ses maruziyeti ve çeşitli kulak sorunlarıyla ilişkili olabilir.
Şimşeğin dallanmış görünmesi: Fırtına bulutlarındaki elektrik yüklerinin ayrışması sonrasında oluşan elektrik boşalmasının atmosferde ilerleyişi, dallanmış görüntünün oluşmasına neden oluyor.
Yağmur öncesindeki farklı koku: Özellikle fırtınalı havalarda elektriksel boşalmalar sonucunda oluşabilen ozon, bazı kişilerin yağmur öncesinde algıladığı keskin kokuyla ilişkilendiriliyor.
Sıcak içeceği üfleyince soğuması: Üfleme, sıvı üzerindeki havayı hareketlendirerek ısı ve buhar transferini artırıyor. Buharlaşma da soğumaya katkı sağlıyor.
Sıcakta yüzün kızarması: Vücut ısısı yükseldiğinde ciltteki kan damarları genişleyerek ısı kaybına yardımcı oluyor. Yüz bölgesindeki bu değişim kızarıklık oluşturabiliyor.
Günlük hayatın sıradan görünen bu olayları, aslında farklı bilim dallarının doğrudan gözlemlenebilen sonuçlarını oluşturuyor. Üstelik bazı mekanizmalar ayrıntılı biçimde açıklanırken esnemenin işlevi gibi bazı konularda araştırmalar sürüyor.
Bu nedenle çevremizde olup bitenleri sorgulamak, bilimin temel sorularından birine dönüşüyor. Bir kapı kolundaki küçük elektrik çarpmasından yağmur sonrası toprak kokusuna kadar pek çok olay, görünenden çok daha karmaşık süreçlere dayanıyor.