Kalp krizi genç yaşta da görülebiliyor: Bu risklere dikkat!

Kalp krizi her zaman göğüs ağrısıyla başlamıyor. Nefes darlığı, bulantı, soğuk terleme ve sırt ağrısı da kalp krizinin habercisi olabilir.

Okunma Süresi: 3 dakika 44 saniye
DHA
Kaynak DHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Kalp krizi genç yaşta da görülebiliyor: Bu risklere dikkat!
DHA
Kaynak DHA

Kalp hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda görülmüyor. Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, obezite, yoğun stres, yüksek tansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörleri genç yaşlarda da kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor.

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ender Özal, 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla kalp sağlığına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla başlamadığına dikkat çekti. Nefes darlığı, mide bulantısı, soğuk terleme, sırt, çene, boyun veya kollarda rahatsızlık gibi belirtiler de kalp kriziyle ilişkili olabiliyor. Özellikle aniden başlayan ve nedeni açıklanamayan şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025 yılında Türkiye’de gerçekleşen ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle meydana geldi. Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 42,3’ünü iskemik kalp hastalıkları, yüzde 24,6’sını diğer kalp hastalıkları, yüzde 18,2’sini ise serebrovasküler hastalıklar oluşturdu.

Kalp krizi yalnızca göğüs ağrısıyla ortaya çıkmıyor

Kalp krizinde en bilinen belirti göğüs ağrısı olsa da her vakada aynı tablo görülmeyebiliyor. Nefes darlığı, çarpıntı, ani yorgunluk, baş dönmesi, terleme, mide bulantısı ve sırta yayılan ağrı da kalp hastalıklarının veya kalp krizinin belirtileri arasında yer alabiliyor.

Özellikle alışılmışın dışında ve aniden başlayan şikâyetlerde zaman kaybetmemek önem taşıyor. Kalp krizi şüphesi oluşturan belirtiler ortaya çıktığında sosyal medyada yayılan öksürmek veya su içmek gibi yöntemlere başvurulmaması, vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerekiyor.

Kadınlarda belirtiler farklılaşabiliyor

Kalp krizi belirtileri kadınlarda erkeklerde görülen klasik tablodan farklı olabilir. Nefes darlığı, nedeni açıklanamayan ve günler boyunca süren aşırı yorgunluk, çene, boyun, sırt, omuz veya kollarda rahatsızlık, mide yanması, hazımsızlık, bulantı, soğuk terleme, baş dönmesi ve göz kararması kadınlarda görülebilen belirtiler arasında bulunuyor.

Kadınlarda koroner arter hastalığı yalnızca büyük damarların tıkanmasıyla ortaya çıkmayabiliyor. Kalbin küçük damarlarındaki işlev bozuklukları da hastalığın gelişiminde rol oynayabiliyor. Bu nedenle özellikle açıklanamayan ve alışılmışın dışındaki şikâyetlerin dikkate alınması önem taşıyor.

Kalp hastalıkları genç yaşlarda da görülebiliyor

Kalp hastalıklarının yalnızca yaşlılarda görüldüğü düşüncesi doğru değil. Genç yaşlarda da sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, obezite ve yoğun stres gibi yaşam tarzı faktörleri kalp-damar hastalıkları açısından riski artırabiliyor.

Genetik yatkınlık, beslenme alışkanlıkları ve diğer risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Düzenli fiziksel aktivite kalp sağlığı açısından önemli olsa da tek başına tüm kalp hastalıklarını önlemiyor.

Kalp hastalığı olanlar da egzersiz yapabilir

Kalp hastalığı bulunan kişilerin fiziksel aktiviteden tamamen uzak durması gerekmiyor. Egzersizin türü ve yoğunluğu kişinin sağlık durumuna göre belirlenmek kaydıyla, hekim kontrolünde yapılan yürüyüş gibi uygun aktiviteler kalp sağlığını destekleyebiliyor.

Sağlık durumu uygun olan yetişkinler için genel olarak haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite öneriliyor. Bu süre, örneğin haftada 5 gün yaklaşık 30 dakikalık tempolu yürüyüşle karşılanabiliyor. Gün içinde uzun süre hareketsiz kalmamak ve sağlıklı kiloyu korumak da kalp-damar sağlığı açısından önem taşıyor.

Sigara ve elektronik sigara kalp sağlığı için risk oluşturuyor

Sigara, kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörlerinden biri. Elektronik sigaranın ise geleneksel sigaraya kıyasla tamamen zararsız olduğu düşünülmemeli.

Nikotin ve diğer kimyasal maddeler kalp-damar sistemi üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Elektronik sigara kullanımı kalp hızını ve tansiyonu artırabilir, damarların iç yüzeyinde hasara neden olabilir ve damar sertliği açısından risk oluşturabilir. Kalp sağlığını korumak için tütün ve nikotin ürünlerinden uzak durulması önem taşıyor.

Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol takip edilmeli

Yüksek tansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörleri arasında bulunuyor. Bu durumlar damar yapısını olumsuz etkileyerek kalp krizi riskini artırabiliyor.

Özellikle risk faktörleri bulunan kişilerin tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerini düzenli olarak takip ettirmesi ve gerekli durumlarda hekim önerilerine uygun tedavi alması gerekiyor.

Akdeniz tipi beslenme kalp sağlığını destekleyebilir

Kalp-damar hastalıklarından korunmada beslenme alışkanlıkları da önemli rol oynuyor. Sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller ve zeytinyağının ağırlıklı olduğu Akdeniz tipi beslenme tercih edilebilir.

İşlenmiş gıdaların, doymuş ve trans yağların sınırlandırılması, tuz tüketiminin azaltılması ve balığın düzenli olarak tüketilmesi kalp sağlığına katkı sağlayabilir. Beslenme düzeninin kişinin genel sağlık durumu ve ihtiyaçlarına göre oluşturulması önem taşıyor.

Risk faktörleri erken dönemde kontrol altına alınmalı

Ailede kalp-damar hastalığı öyküsü bulunması, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve sigara kullanımı kalp hastalıkları açısından dikkat edilmesi gereken başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor.

Kalp sağlığını korumak için düzenli ve dengeli beslenmek, sağlıklı kiloyu korumak, düzenli hareket etmek, yeterli uyumak, stresi yönetmek ve tütün ürünlerinden uzak durmak önem taşıyor. Risk grubunda bulunan kişilerin ise herhangi bir şikâyeti olmasa dahi düzenli sağlık kontrollerini yaptırması gerekiyor.

Kalp krizi belirtilerinin kişiden kişiye değişebileceği unutulmamalı; özellikle aniden başlayan göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı veya sırt, çene ve kollara yayılan ağrı gibi belirtilerde acil tıbbi yardım alınmalı.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa