Cebinizdeki telefonu günde ortalama 160 kez elinize alıyorsanız, bu yazı size hitap ediyor! Sosyal medya bize ‘sınırsız özgürlük’ vaat etmişti. Peki şimdi? Kendi kendimize şunu sormalıyız: Bu platformlar bizi güçlendiriyor mu, yoksa dijital birer kafese mi dönüştürüyor?
ÖZGÜRLÜK MASALI MI, GERÇEK Mİ?
- Arap Baharı’ndan İklim Grevlerine: Sosyal medya, güçsüzlerin megafonu oldu (Twitter’ın 2011 Mısır devrimindeki rolü).
- İronik Gerçek: Özgürlük vaat eden platformlar, bizi veri kölesi yapıyor (Cambridge Analytica skandalı).
- Çarpıcı Veri: Instagram’da %60 kullanıcı, ‘başkalarının hayatını görünce mutsuz olduğunu’ itiraf ediyor (Pew Research, 2023).
NEDEN ‘DUR’ DİYEMİYORUZ?
Beynimiz ve ‘Like’lar: Her bildirim, dopamin patlaması yaratıyor (Stanford Üniversitesi, 2022).
Tasarım Tuzakları:
- TikTok’un sonsuz kaydırma özelliği,
- Instagram’ın ‘bir tane daha’ dedirten algoritması.
Korkutan Rakam: Gençlerin %30’u, sosyal medyayı “bağımlılık” olarak tanımlıyor (Common Sense Media).
‘ÜCRETSİZ’ PLATFORMLARIN BEDELİ
Meta’nın (Facebook) Sırrı: Sattıkları ürün sizsiniz! (2023’te 117 milyar dolar reklam geliri).
Karanlık Desenler: “Şimdi çık” butonunu gizleyen arayüzler.
DİJİTAL DETOKS İÇİN 3 PRATİK ADIM
- Bildirimleri kapatın (Sadece gerçekten önemli kişiler açık kalsın).
- Akşam 20:00’den sonra telefonu ‘uyku modu’na alın.
- Haftada bir ‘sosyal medyasız gün’ ilan edin.
Sosyal medya bir araç: Bıçak gibi. Ekmek kesmek için de kullanabilirsiniz, birini yaralamak için de. Önemli olan, kontrolün kimde olduğunu unutmamak…