Suriye’de Sahaya İnen Entegrasyon

YAYINLAMA
29 Ocak 2026 23:12
GÜNCELLEME
01 Şubat 2026 21:17

Suriye’de son haftalarda yaşananlar, uzun süredir kâğıt üzerinde konuşulan “entegrasyon” tartışmasını sahaya indirmiş durumda. Özellikle SDG’nin bazı bölgelerden çekilmesi ve bu alanlarda Suriye Ordusu’nun kontrolü devralması, sürecin artık niyet beyanı olmadığını ve örgütün kendi içindeki  çözülmelerin başladığını gösteriyor.

*

Burada kritik olan, devredilen alanların niteliği. Petrol sahaları, enerji üretim noktaları ve su-baraj altyapıları, sembolik değil stratejik alanlar. Bir yapının elinde silahlı unsur bulunabilir; ancak enerji ve su kontrolü devlete geçtiğinde, sahadaki güç dengesi de değişmeye başlar. Bu nedenle yaşananları taktik bir geri çekilmeden ziyade, kontrollü bir alan daralması olarak okumak daha doğru.

*

Bu tablo “entegrasyon tamamlandı” anlamına gelmiyor. Aksine, Suriye’de yaşanan süreç ani bir birleşmeden çok, parça parça çözülme şeklinde ilerliyor. Devleti ayakta tutan damarlar merkeze çekilirken, kırsalda silahlı unsurların varlığını sürdürmesi bu sürecin doğal bir sonucu.

Çünkü SDG/YPG yapısı tek sesli değil. İçeride farklı beklentiler, farklı hesaplar ve farklı gelecek tasavvurları var. Kimi unsurlar hâlâ dış desteklerin(ABD, İsrail) süreceğine inanıyor, kimileri içinse bu yapı artık siyasi bir araçtan çok varoluşsal bir kimlik hâline gelmiş durumda. Gidecek yeri olmayan, sivil hayata dönme ihtimali bulunmayan bu unsurlar, entegrasyona direnç gösteriyor.

Bu direncin en karmaşık boyutlarından biri de yabancı teröristler meselesi. YPG/SDG bünyesinde yer alan ve geldikleri ülkeler tarafından geri kabul edilmeyen kişiler, sahada kalıcı bir güvenlik riski oluşturuyor. Türkiye’nin uzun süredir dile getirdiği “vatandaşlarınızı alın” çağrılarının karşılık bulmaması, bu sorunun neden çözümsüz kaldığını da gösteriyor. Kimse bu yükü kendi içine taşımak istemiyor.

Bu nedenle kırsalda süren çatışmaları bir genişleme işareti olarak değil, daralma sancısı olarak okumak gerekiyor. Alan tutma kapasitesi azalan yapıların, pazarlık gücünü korumak için zaman zaman silahlı direnci artırması şaşırtıcı değil. Ancak oyunun yönünü belirleyen unsur artık çatışmanın kendisi değil, hangi alanların kimde kaldığı.

*

Bugün Suriye sahasında gördüğümüz tablo şu:

Yeni bir düzen kurulmuş değil, ancak belirsizlik devlet lehine yönetilmeye çalışılıyor. Bu, hızlı sonuç verecek bir süreç değil ve kısa vadede kesin hükümler üretmek de mümkün değil.

Ancak bir gerçek giderek netleşiyor:

Suriye’de entegrasyon metinle değil, sahadaki fiili kontrolle ilerliyor.

Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.