Bu bir Murder on the Orient Express tren yolculuğunu merkeze alan üç romanından biri değil ama aratmayacak cinsten bir CHP tren seferi diyebiliriz.
Her bir vagonun da ayrı bir olayı, ayrı bir yarışı var. Üzerinize afiyet, ses tonları oldukça yüksek. O yüzden o bağrış çağırışta olaylar sazan sarmalına döner ve işin içinden çıkılmaz.
Sonuç malumunuz…
Bu yüzden bu kargaşadan bunalan çoğu yolcu, seferi tamamlayamadan ilk durakta inip başka bir trene biner.
Vagonun ön safları Atatürkçüler ve Kemalistlerindir; karı koca gibi çekişip dururlar.
Bi’ arkadaki vagon Ulusalcılarındır. Milliyetçidirler; “helalleşme” ve “kapsayıcılık” kavramlarıyla araları pek iyi değildir. O yüzden pek uzlaşılamaz.
Bu arkadaşların hemen arkasından Sosyal Demokratlar ve Demokratik Solcular gelir. Bülent Ecevit’in deyişiyle “Ortanın Solu”.
Bu vagonların birinde de partinin en uç çeperi diyebileceğimiz Sosyalistler ve Radikal Solcular vardır.
Bir diğer vagonda da herhalde CHP’nin en yumuşak yanı olan ve şu anda partinin başında yer alan Yenilikçiler/Değişim Grubu var. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in başını çektiği bu grup, muhafazakâr ve seküler milliyetçi seçmenle köprü kurması gerektiğini düşünüyor.
Elbette çok seslilik iyidir ama içteki güç mücadelesi treni çok sarsmamalı; sesin voltajı düşürülüp sorunlar dışarıya yansıtılmadan çözülmelidir diyenlerdenim.
Gelelim raydan çıkmış bu treni terk edenlerin ortak şikâyetlerine… Belediye başkanlarıyla genel merkez arasındaki görüş ayrılıkları… Özellikle belediye başkanları, merkezi yönetimle uyum olmadan yatırım getirmekte zorlandıklarını, kredi süreçlerinde sıkıntı yaşadıklarını ve halka verdikleri sözleri yerine getirebilmek için farklı bir siyasi yol tercih ettiklerini savundu.
Peki bu trenden bu zamana kadar kimler ayrılıp AK Parti’ye geçti?
* Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu
* Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal
* Gaziantep Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz
* Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım
* Antalya Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul
* Konya Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu
* Gaziantep Karkamış Belediye Başkanı Mustafa Güzel
* Aydın Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan
* Aydın Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya
* Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan
* Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu
* Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır
Bir de bunun bağımsız kalan belediye başkanları var.
Öyle görünüyor ki Özgür Özel, cezaevinde olan İmamoğlu’nun peşinden koşmayı bırakıp CHP içindeki dengeyi sağlamazsa bu trenden daha çok kaçan olacak gibi.
Zaten kendisi de vagondan Atatürkçü ve Kemalistleri bir bir attı. Ön vagondakiler en arkalara atıldı diyebiliriz.
CHP içinde ihraç, disiplin veya uzaklaştırma süreçleriyle gündeme gelen isimlerin listesi uzun ama kısaca şöyle sıralayabiliriz:
* Tanju Özcan — kesin ihraç talebi ve disiplin süreciyle gündeme geldi, bir dönem partiden ihraç edildi.
* Lütfü Savaş — CHP yönetimiyle yaşadığı krizler ve adaylık tartışmaları sonrası disiplin süreçleriyle gündeme geldi.
* Bolu Belediye Meclisi çevresindeki bazı isimler — parti içi gerilimler nedeniyle disiplin tartışmalarına konu oldu.
* Hatay ve İzmir örgütlerinde bazı ilçe yöneticileri — seçim sonrası görevden alma ve uzaklaştırma iddialarıyla gündeme geldi.
* CHP’nin bazı belediye meclis üyeleri — “parti kararlarına aykırı hareket” gerekçesiyle disipline sevk edildi.
* Yerel örgütlerde bazı belediye başkan yardımcıları ve ilçe yöneticileri — ihraç istemiyle İl Disiplin Kurulları’na gönderildi.
Tahmin edeceğiniz gibi kimisi kurultay davası nedeniyle, kimisi partiyi eleştirip zor duruma soktuğu için…
Neyse ki diğer partiler kendi içlerinde hallediyor, yoksa kaç tren devrilirdi.
Düşünsenize, Milliyetçi Hareket Partisi kendi içinden kaç parti çıkardı, Adalet ve Kalkınma Partisi keza öyle… Ya tüm partiler CHP gibi yapsalardı?
Umalım ki bu çok seslilik, treni tamamen devirecek bir kargaşaya dönüşmesin.