İnsan bazen en çok eleştirdiği şeye dönüşür. Üstelik bunu çoğu zaman fark etmez. Bir zamanlar başkasında gördüğünde rahatsız olduğu davranışları, gün gelir kendi hayatında sergilemeye başlar. Sonra da bunu tecrübeyle, hak edilmiş bir tavırla ya da hayatın insana öğrettikleriyle açıklar.
Oysa her değişim olgunlaşmak değildir. Bazen yalnızca alışmaktır. Bazen de maruz kaldığımız şeyleri zamanla normalleştirip kendi davranışlarımıza taşımaktır.
Haksızlığa tahammül edemediğini söyleyen birinin başkasına haksızlık etmesi, samimiyetsizliği eleştiren birinin çıkarına göre davranması, kibri sevmeyen birinin kendisine yöneltilen en küçük eleştiriyi bile kaldıramaması… Hayatın küçük ironileri biraz da burada saklı.
İnsan başkalarının kusurlarını görmekte oldukça başarılıdır. Fakat aynı dikkati kendisine yöneltmek söz konusu olduğunda işler değişir. Çünkü başkasının hatasını tespit etmek kolay, kendi hatasıyla yüzleşmek cesaret ister.
Üstelik insanın kendisini haklı çıkaracak bir gerekçe bulması da hiç zor değildir. Herkesin bir hikâyesi, her yanlışın arkasında anlatılabilecek bir sebebi vardır. Ama bir davranışın nedenini açıklayabilmek, onu doğru hâle getirmez.
Bence asıl mesele, zaman içinde ne kadar değiştiğimiz değil, değişirken nelerden vazgeçtiğimizdir. Hayat bizi sertleştirebilir, hayal kırıklıkları yaşatabilir, insanlara karşı mesafeli olmamıza neden olabilir. Ancak yaşadıklarımız, bir zamanlar yanlış bulduğumuz şeyleri yapmamız için bize sınırsız bir mazeret sunmamalı.
Çünkü insanın karakteri, yalnızca başkalarına gösterdiği tavırla değil, kendisine yakıştıramadığı davranışları başkasına yapıp yapmadığıyla da ölçülür.
Belki de ara sıra kendimize şu soruyu sormalıyız: Bir zamanlar eleştirdiğim insanlara ne kadar benzedim?
Cevap biraz can sıkıcı olabilir. Ama insanın kendisiyle kurabileceği en dürüst ilişki, tam da bu soruyu sormaktan geçiyor.
Eleştirdiğimiz insanlara benzememek bir meziyet değil, kendimize karşı taşıdığımız bir sorumluluktur…
İnsan değişebilir ama keşke her değişim biraz da kendine yakışanı koruyabilse…