Ankara’da sonbahar ve Ah Kalbim…

YAYINLAMA
05 Kasım 2026 09:03
GÜNCELLEME
05 Kasım 2026 09:06

Yollardayız ama Ankara’da sonbaharın güzelliği bir başka…

Ağaçların sarıya, turuncuya dönen yaprakları yere seriliyor. Yağmurun kokusu insana yürüme isteği veriyor. Arada tepede beliren güneş hepimize göz kırpıyor… Sürekli bir yerlere yetişmeye çalışan, dur durak bilmeyen şehir insanına Ankara sanki “Az yavaşla” diye fısıldıyor.

Ama ne mümkün! Kimsenin gözü trafikten, susmayan telefondan, insanları birbirinden uzaklaştıran sosyal medya bataklığından ayrılamıyor.

Direksiyon başında ya da toplu ulaşımda herkes bir mücadele hâlinde. Kimi işine, kimi evine… Birkaç saniye kazanmak uğruna hunharca başkasının önüne geçmeye, birbirinin üzerinden atlamaya çalışanlar… Korna sesleri, gergin bakışlar, bitmeyen bir telaş…

Kaybettiğimiz nezaketi arıyoruz. Böyle zamanlarda kimseyle tartışmadan, kazasız belasız günü tamamladığımızda şükrediyoruz. Trafikte en fazla birkaç kişinin “hatrını” sorarak yol alırsak şanslıyız... Neyse ki bazen radyo yayınları imdada yetişiyor.

**

TRT Türkü harika bir radyo kanalı…

Babam hep söyler: “Türkü dinleyen sinirlenmez, türkü dinleyen kötülük etmez…” Evet o en yoğun günlerin akşamında ya da zor bir sabahın başlayan yolculuğunda türküler sarıp, sarmalıyor.

Radyoculuk kıymetli bir iş. İnsan bazen hiç tanımadığı bir sesin, yıllardır dinlemediği bir türkünün ya da radyoda karşısına çıkan bir melodinin peşine takılıp uzaklara gidebiliyor.

Bir anda Neşet Ertaş’ın bozlağına, Musa Eroğlu’nun türkülerine, bir başka zaman Onur Akın’ın şarkılarına bırakıyor kendini.

Mesela Onur Akın’ın “Ah Kalbim” şarkısı… İşte bu havalarda insana başka bir tat veriyor. Yağmurun cama vurduğu, Ankara’nın yapraklarla renk değiştirdiği günlerde şarkının melodisi de sözleri de insanın içine işliyor.

O insanı tüketen, stres yumağına çeviren temponun içinde bazen bir şarkı, insanın kendine dönmesini, geçmişini hatırlamasını sağlıyor. Sanki omzuna dokunup “geçti, haydi biraz dinlen” diyor.

**

Belki de ihtiyacımız olan bu!

Daha az öfke, daha çok nezaket. Daha az telaş, daha çok sohbet. Biraz durmak, biraz susmak… Belki de bazen sadece uzaklaşmak!

Kalbe iyi gelen melodiler, hatıralar ve insanlar hiç eksilmesin.

Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.