Ankara’da park ve yeşil alanların imara açılmasına karşı vatandaş hangi hukuki yoldan dava açabiliyor?
Ankara’da park ya da yeşil alanın konut–AVM–rezidans projesine dönüştürülmesi plan değişiklikleriyle mümkün oluyor; peki bu kararlar hangi mahkemede, hangi süre içinde, hangi belgelerle dava konusu edilebiliyor, “bölge sakini” olmak yeterli görülüyor mu, yürütmenin durdurulması için Ankara’da nasıl bir hukuk stratejisi gerekiyor?
Ankara’da park ve yeşil alanların imara açılması süreci, belediye meclisi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı değişiklikleriyle başlıyor. Bu kararlar, askıya çıkarılarak vatandaşın görüş ve itirazına açılıyor. Askı süresi içinde ya da sonrasında, Ankara’da yaşayan bölge sakinleri ve meslek odaları, idari yargıda iptal davası açarak hem planın tamamının hem de belirli kısımlarının durdurulmasını talep edebiliyor; süreçte şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterleri belirleyici rol oynuyor.
ANKARA’DA PARKLAR İÇİN İMAR DEĞİŞİKLİĞİ NASIL YAPILIYOR?
Ankara’da bir parkın veya yeşil alanın fonksiyonunun değiştirilmesi genellikle şu adımlarla ilerliyor:
- İlçe belediyesi veya Ankara Büyükşehir Belediyesi, ilgili alanda plan değişikliği teklifi hazırlıyor.
- Teklif, belediye meclisinde görüşülerek karara bağlanıyor.
- Büyükşehir onayı gereken hallerde karar, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de oylanıyor.
- Onaylanan imar planı değişiklikleri, ilan ve askı süreci ile kesinleşme yoluna giriyor.
- Park alanının “ticaret+konut”, “özel sağlık tesisi”, “özel eğitim alanı” ya da “turizm alanı” gibi fonksiyonlara dönüştürülmesi, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı tartışmasını beraberinde getiriyor.
ASKIDA İMAR PLANI İÇİN ANKARALILAR İTİRAZ HAKKINI KULLANABİLİYOR
Plan değişiklikleri, Ankara’da genellikle 30 gün süreyle askıya çıkarılıyor. Bu süreçte:
- Bölge sakinleri, site yönetimleri, muhtarlıklar, meslek odaları,
- Yazılı dilekçeyle belediyeye plan itirazı sunabiliyor.
- İtiraz, belediye meclisi veya ilgili komisyonlarca karara bağlanıyor.
- İtiraz reddedilse bile bu işlem, ileride açılacak davada “idareye ön başvuru yapıldığı”nın önemli bir göstergesi oluyor.
- İtiraz edenler, Ankara’daki idare mahkemeleri nezdinde iptal davası açarken bu süreci dosyalarına ekliyor.
- Askı süresini kaçıranlar için de tamamen yol kapanmış değil; planın kesinleşme tarihinden itibaren belirli süreler içinde dava açma imkânı hâlâ bulunuyor.

VATANDAŞLAR İÇİN İPTAL DAVASI YOLU ANKARA İDARE MAHKEMELERİNDE AÇILIYOR
Park ve yeşil alanların imara açılmasına ilişkin plan değişiklikleri, idari işlem niteliğinde. Bu nedenle:
- Dava, Ankara’daki idare mahkemelerinde “iptal davası” olarak açılıyor.
Davacı;
- Bölge sakini,
- O bölgede mülk sahibi,
- İlgili meslek odası (mimarlar, şehir plancıları, mühendis odaları),
- Çevre–kent hakkı alanında faaliyet gösteren bazı dernek ve vakıflar olabiliyor.
Yargı, davacının “menfaat bağını” inceliyor. Ankara’daki parkın hemen yanında veya etkilenme alanında oturan, çocuklarını o parkta oynatan, mülk değeri doğrudan etkilenen kişiler için bu bağ genellikle kabul ediliyor.
SÜRELER VE DİLEKÇE STRATEJİSİ VATANDAŞIN ELİNİ GÜÇLENDİRİYOR
İmar planı değişikliklerine karşı açılacak davalarda:
- Genel olarak 60 günlük dava açma süresi esas alınıyor.
- Süre, tebliğ veya askı ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlıyor.
Dava dilekçelerinde öne çıkan başlıklar:
- Plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu,
- Kamu yararı yerine belirli kişi/şirket lehine kullanıldığı,
- Yeşil alan standardını düşürerek Ankara’da kişi başına düşen yeşil alanı azaltacağı,
- Ulaşım, otopark, altyapı yükünü artırıp çevrede yaşam kalitesini düşüreceği,
- Çevre ve ekoloji açısından telafisi güç zarar doğuracağı.
Bu iddialar, çoğu zaman şehir plancısı, mimar, çevre mühendisi bilirkişi raporlarıyla destekleniyor.
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI PARKTAKİ AĞAÇLARI KORUYABİLİYOR
Ankara’da açılan iptal davalarında en kritik hamlelerden biri, yürütmenin durdurulması talebi. Böylece:
Mahkemeden, planın ve uygulamanın geçici olarak durdurulması isteniyor.
“Telafisi güç veya imkânsız zarar” kriteri kapsamında;
- Ağaçların kesilmesi,
- Yeşil alanın betonlaşması,
- Geri dönüşü olmayan inşaat faaliyetleri
mahkemeye hatırlatılıyor.
Mahkeme; gerekli görürse bilirkişi incelemesi yaptırarak veya sadece ilk inceleme üzerinden, Ankara’daki projeyi geçici olarak durdurabiliyor.
Bu karar, dava sonuçlanana kadar parkın fiilen korunması anlamına gelebiliyor.
MESLEK ODALARI VE SİTE YÖNETİMLERİ KOLLEKTİF DAVA AÇABİLİYOR
Ankara pratiğinde;
- Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası, İnşaat Mühendisleri Odası gibi meslek örgütleri,
- Aynı sitede oturan çok sayıda sakin,
- Mahalle dernekleri toplu şekilde dava açabiliyor.
Bu yaklaşım;
- Hem harç ve giderlerin paylaşılmasını sağlıyor,
- Hem de “kamu yararı” vurgusunu güçlendiriyor.
Ayrıca, aynı parkı ilgilendiren birden fazla dava açıldığında, Ankara idare mahkemeleri dosyaları birleştirerek ortak değerlendirme yapabiliyor.
KARAR İPTAL OLURSA İMAR PLANI VE PROJE HUKUKEN ASKIDA KALIYOR
Mahkeme, yeşil alanın imara açılmasına ilişkin plan değişikliğini iptal ederse:
- İlgili parsel üzerindeki yeni fonksiyon (konut, ticaret vb.) hukuken geçersiz hale geliyor.
- Belediye, yeni bir plan yapmak zorunda kalabiliyor.
- İdarenin temyize gitmesi halinde dosya üst mahkemeye taşınıyor; bu süreçte yürütmenin durdurulması kararı varsa park fiilen korunmaya devam ediyor.
- Ankara’da daha önce bazı büyük park ve yeşil alanlarla ilgili imar planlarının yargı kararıyla iptal edildiği biliniyor; bu içtihatlar, yeni davalarda da emsal olarak gösteriliyor.

PARK VE YEŞİL ALANLARIN İMARA AÇILMASI KONUSUNDA SIK SORULAN SORU VE CEVAPLAR
Ankara’da parkın yanındaki sitede kiracı olarak oturuyorum, dava açabilir miyim?
- Mülk sahibi olmanız şart değil; bölgede yaşayan ve parktan fiilen yararlanan kişi olarak menfaat bağınız olduğu savunulabilir. Yine de dosya özelinde avukatla değerlendirmek önemli.
İmar planı askı süresini kaçırdım, Ankara’da artık dava açamaz mıyım?
- Tamamen imkânsız değil. Askı süresi ve planın kesinleşme tarihi dikkate alınarak, 60 günlük genel süre içinde hâlâ dava açma şansınız olabilir. Zamanlamayı iyi kontrol etmek gerekiyor.
Tek başıma dava açmam yeterli olur mu, toplu dava mı daha güçlü?
- Tek kişi de dava açabilir; ancak Ankara pratiğinde site yönetimi, çok sayıda sakin veya meslek odasıyla birlikte hareket etmek hem maliyeti hem de hukuki ağırlığı artırıyor.
Dava açınca inşaat otomatik durur mu?
- Hayır. İnşaatın durması için davayla birlikte “yürütmenin durdurulması” talep edilmeli ve mahkeme bunu kabul etmeli. Aksi halde inşaat, karar çıkana kadar sürebilir.
Dava masrafları ve bilirkişi ücretleri Ankara’da ne kadar tutar?
- Projeye, parsel sayısına ve bilirkişi heyetinin uzmanlık sayısına göre değişiyor. Toplu dava açmak, bu maliyeti kişi başı önemli ölçüde düşürebiliyor.
Mahkeme imar planını iptal ederse inşaat tamamen yıkılır mı?
Bu ayrı bir tartışma konusu. İdare ve müteahhit için yeni hukuki süreçler doğar; ruhsatlar tartışma konusu olur. Tam yıkım için ayrıca idari ve adli süreçler gerekebilir.
CİMER’e şikâyet etmem dava açmak yerine geçer mi?
- Hayır. CİMER başvurusu idareyi bilgilendirir ama dava açma süresini durdurmaz. İmara karşı hukuki mücadele için mutlaka Ankara’daki idare mahkemelerine resmî dava açılması gerekir.