Ankara’da savcılığa suç duyurusu nasıl yapılır, e-Devlet’ten şikâyet olur mu?

Ankara’da savcılığa suç duyurusu yaparken nelere dikkat edilmeli, hangi deliller eklenmeli, dilekçe nasıl yazılmalı, e-Devlet ve CİMER üzerinden suç şikâyeti mümkün mü?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da savcılığa suç duyurusu nasıl yapılır, e-Devlet’ten şikâyet olur mu?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da dolandırıcılık, tehdit, hakaret, şiddet, kamu görevlisinin suistimali gibi olaylar yaşayan vatandaşın ilk aklına gelen adres savcılık oluyor. 

Suçtan zarar gören veya suça tanık olan herkes, Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılı dilekçe ile ya da sözlü beyanla suç duyurusunda bulunabiliyor. Başkentte adliyelerin yoğunluğu, e-Devlet ve CİMER gibi dijital kanalların da devreye girmesiyle, şikâyet süreci hem hızlanıyor hem de doğru adım atma ihtiyacını artırıyor.

ANKARA’DA HER VATANDAŞ SAVCILIĞA DOĞRUDAN SUÇ DUYURUSU YAPABİLİYOR

Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre suçtan zarar gören ya da suça tanık olan herkes, savcılığa başvuru hakkına sahip. 

Ankara’da bu başvurular genellikle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde, adliyedeki suçüstü büroları, müracaat savcılıkları veya nöbetçi savcılıklar üzerinden alınıyor. Vatandaş, kimliğini ibraz ederek, yaşadığını iddia ettiği olayı anlatıyor; bu anlatım yazılı hale getirilerek tutanak veya dilekçe dosyasına giriyor.

Kimi Ankaralı, şikâyetini kendi hazırladığı dilekçe ile veriyor; kimisi ise savcılık kaleminde beyanını görevlilere yazdırmayı tercih ediyor. Özellikle darp, aile içi şiddet, tehdit, cinsel suçlar gibi acil durumlarda kolluk kuvvetleri (polis, jandarma) üzerinden de savcılığa anında bilgi geçilebiliyor. Sürecin başlaması için avukat zorunlu değil; ancak karmaşık dosyalarda hukuki destek tavsiye ediliyor.

SUÇ DUYURUSU DİLEKÇESİ AÇIK, SOMUT VE TARİHLİ OLMALI

Ankara’da savcılığa verilecek suç duyurusu dilekçesinde, olayın ne zaman, nerede, kim tarafından, kime karşı, nasıl işlendiğinin mümkün olduğunca somut anlatılması bekleniyor. “Beni hep rahatsız ediyorlar”, “Bana sürekli zarar veriyor” gibi genel ifadeler yerine; tarih, saat, yer, kullanılan sözler, davranışlar, varsa araç plakası, telefon numarası gibi ayrıntılar büyük önem taşıyor.

Dilekçede mutlaka:

  • Şikâyetçinin adı-soyadı, T.C. kimlik numarası, adres ve iletişim bilgisi
  • Şikâyet edilen kişi veya kişilerin biliniyorsa kimlik/rumuz bilgisi
  • Olayın kronolojisi (mümkünse tarih tarih)
  • Tanık olabilecek kişilerin isim ve iletişimleri
  • Eklenen delillerin listesi (mesaj, fotoğraf, kamera kaydı, fatura vb.)

yer almalı. 

Ankara pratiğinde savcıların, iyi yazılmış ve delille desteklenmiş dilekçelerde daha hızlı ve etkin soruşturma yürüttüğü, dağınık ve soyut başvurularda ise “kovuşturmaya yer olmadığı” kararlarının daha sık verilebildiği görülüyor.

DELİLLER EKLENMEDEN YAPILAN ŞİKÂYETLER ZAYIF KALIYOR

Ceza soruşturmasında delil, dosyanın kalbi niteliğinde. Ankara’da savcılığa suç duyurusunda bulunan birçok kişi, “savcı nasılsa araştırır” düşüncesiyle delil sunmadan başvuru yapıyor. Oysa savcılık, sınırsız ve süresiz araştırma yapmakla yükümlü değil; şikâyetçinin elindeki telefon mesajları, sosyal medya yazışmaları, banka dekontları, ses kayıtları, kamera görüntüleri gibi belgeleri baştan sunması süreci güçlendiriyor.

Özellikle Ankara’da sıkça görülen internet dolandırıcılığı, kiralık ev ilanı tuzakları, sahte yatırım siteleri, çek-senet uyuşmazlıkları gibi olaylarda; banka transfer dekontları, IBAN bilgileri, sözleşmeler, ekran görüntüleri soruşturmayı somutlaştırıyor. 

Bazı suçlarda (özellikle telefon/ses kaydı) delilin hukuka uygun elde edilip edilmediği tartışma konusu olabildiği için, uzmanlar şüpheli kayıtların savcılığa sunulmadan önce avukatla değerlendirilmesini öneriyor.

E-DEVLET VE CİMER ÜZERİNDEN ŞİKÂYET KANALI ANKARA’DA DA KULLANILIYOR

Ankara’da savcılığa gitmeden de suç duyurusuna giden süreç tetiklenebiliyor. CİMER ve bazı bakanlıkların şikâyet hatları üzerinden yapılan başvurular, suç ihbarı niteliği taşıdığında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına yönlendirilebiliyor. e-Devlet üzerinden doğrudan “savcılığa suç duyurusu” butonu standart ve her suç tipi için yok; ancak CİMER’e e-Devlet ile giriş yaparak yapılan ayrıntılı bir başvuru, savcılık incelemesinin yolunu açabiliyor.

Burada kritik nokta şu: CİMER başvurusu, klasik anlamda savcılık soruşturma dosyası açılması ile birebir aynı değil; ancak içerik suç ihbarı niteliğindeyse, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı veya olayın işlendiği yer savcılığına iletilerek resmî soruşturma başlatılabiliyor. 

Yine de hukukçular, özellikle ciddi suçlarda (darp, cinsel suç, ağır dolandırıcılık, kamu görevlisinin suçu vb.) doğrudan savcılığa veya kolluğa fiziken başvurmayı daha sağlıklı buluyor.

ANKARA’DA YETKİLİ SAVCILIK SUÇUN İŞLENDİĞİ YERE GÖRE BELİRLENİYOR

Ceza muhakemesi kurallarına göre, kural olarak yetkili savcılık suçun işlendiği yer Cumhuriyet Başsavcılığı. Ankara özelinde bu çoğu zaman Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı olsa da, suç başka şehirde işlendiyse (örneğin dolandırıcılık İstanbul’daki bir ofis üzerinden yürütüldüyse) dosya o ilin savcılığına gönderilebiliyor. İnternet üzerinden işlenen suçlarda yetki tartışmalı olabilse de, şikâyet Ankara’dan yapılmış olsa bile dosya başka il/ilçe savcılığına devredilebiliyor.

Pratikte vatandaş açısından önemli olan, “nereye gideceğim” sorusuna takılıp kalmamak. Ankara’daki herhangi bir Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya polis merkezine yapılan şikâyet, yanlış yetkili olsa bile ilgili makama gönderiliyor. Ancak süreç bu devirlerle bir miktar uzayabiliyor. Bu nedenle, olayın nerede geçtiği netse, doğrudan o yer savcılığına veya kolluğuna başvurmak süreci hızlandırıyor.

İFTİRA VE ASILSIZ ŞİKÂYET RİSKİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Her suç duyurusu “benim açımdan haklıyım” duygusuyla yapılmıyor. Ankara’da da zaman zaman kişisel husumet, iş yeri çekişmesi, aile içi çatışma veya siyasi/kurumsal gerilimler nedeniyle ağır ithamlar içeren, delilden yoksun suç duyuruları görülebiliyor. 

Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen iftira suçu, masum bir kişi hakkında bile bile haksız suç isnat edenler için ağır yaptırımlar öngörüyor.

Bu nedenle hukukçular, Ankaralıların savcılığa başvurmadan önce “öfkemi mi yazıyorum, yoksa gerçekten suç mu anlatıyorum” sorusunu kendisine sormasını öneriyor. 

Delilsiz veya çarpıtılmış iddialarla hareket etmek; hem şikâyet edilen kişiyi gereksiz yere yıpratabilir hem de şikâyetçi açısından ileride hukuki sorumluluk doğurabilir. Özellikle kamu görevlileri hakkında yapılan haksız suçlamalarda, karşı taraftan tazminat davaları gündeme gelebiliyor.

SUÇ DUYURUSU SONRASINDA VATANDAŞ SÜRECİ YAKINDAN İZLEMELİ

Ankara’da suç duyurusu yapıldıktan sonra dosya soruşturma aşamasına geçiyor. Savcı delil topluyor, gerektiğinde tanık ve şüpheli ifadelerine başvuruyor, kolluğa talimat veriyor. Soruşturma sonunda ya iddianame düzenlenerek dava açılıyor ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik) veriliyor. Vatandaş UYAP Vatandaş Portalı ve e-Devlet üzerinden de dosyasının akıbetini takip edebiliyor.

Takipsizlik kararı verilmesi halinde, suçtan zarar görenin bu karara karşı süreli itiraz hakkı bulunuyor. Ankara’da pek çok kişi, “savcı takipsizlik vermiş, yapacak bir şey yok” zannederek itiraz süresini kullanmıyor. Oysa Sulh Ceza Hâkimliği’ne yapılacak itirazla, bu kararın kaldırılması ve soruşturmanın genişletilmesi sağlanabilir. Bu aşamada da süreler teknik ve kısa olabildiği için, kararın tebliğini takiben hızlı hareket etmek gerekiyor.

MERAK EDİLEBİLECEK SORULAR

Ankara’da savcılığa suç duyurusunu bizzat mı yapmalıyım, avukat şart mı?

  • Avukat zorunlu değil; her vatandaş bizzat savcılığa giderek şikâyet dilekçesi verebilir veya beyanını tutanağa geçirebilir. Ancak ciddi ve karmaşık dosyalarda, Ankara’daki ceza hukuku uzmanı bir avukatla hareket etmek hak kaybı riskini azaltır.

e-Devlet üzerinden doğrudan savcılığa suç duyurusu yapabilir miyim?

  • Standart, her suç için tek tuşla savcılığa giden bir e-Devlet modülü yok. Ancak e-Devlet üzerinden CİMER’e ayrıntılı bir başvuru yaparak suç ihbarında bulunabilir, bu başvurunun savcılığa iletilmesini sağlayabilirsiniz. Kritik ve acil suçlarda ise doğrudan savcılığa veya kolluğa gitmeniz önerilir.

Dilekçeye mutlaka delil eklemek zorunda mıyım?

  • Zorunlu değil ama çok güçlü biçimde tavsiye ediliyor. Mesaj, fotoğraf, dekont, kamera kaydı bilgisi gibi deliller Ankara’daki savcının olayı somut görmesini, soruşturmayı ciddiyetle yürütmesini kolaylaştırır. Delilsiz, tamamen soyut iddialarda takipsizlik ihtimali artar.

Savcılık şikâyetimi reddederse ne yapabilirim?

  • Savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse, bu karar size tebliğ edilir. Belirli süre içinde (genellikle 15 gün) Sulh Ceza Hâkimliği’ne itiraz hakkınız vardır. Bu sürenin kaçırılması, itiraz imkânını ortadan kaldırır; bu yüzden tebliğ tarihini iyi takip etmek gerekir.

Ankara’da hangi savcılığa gitmeliyim, adliyeyi karıştırırsam ne olur?

  • Esas yetkili savcılık, suçun işlendiği yer savcılığıdır. Fakat Ankara’daki herhangi bir Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya polis merkezine başvursanız da, başvurunuz yanlış yetkili olsa bile ilgili yere gönderilir. Sadece süreç biraz uzayabilir.

İftira suçundan ben sorumlu tutulur muyum?

  • Eğer bilerek ve isteyerek masum bir kişiye haksız suç isnat ederseniz, Türk Ceza Kanunu’na göre iftira suçundan sorumluluk doğabilir. Bu yüzden Ankara’da savcılığa başvururken duygusal değil, olgusal hareket etmeli, iddiaları mümkün olduğunca delille desteklemelisiniz.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa