Ankara’da ikinci el patlaması: Ekonomi mi, bohem kültür mü?

Ankara’da ikinci el pazarları neden bu kadar dolup taşıyor, öğrenciden beyaz yakalıya herkes neden sıfır yerine “hikâyeli” eşyayı tercih ediyor?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da ikinci el patlaması: Ekonomi mi, bohem kültür mü?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da son yıllarda ikinci el pazarı, antika fuarı ve vintage butik sayısı hızla artıyor; öğrenciler, memurlar ve beyaz yakalılar hem ekonomik gerekçelerle hem de özgün bir tarz arayışıyla bu mekânlara yöneliyor. Kıyafetten mobilyaya, plaklardan kitaplara kadar uzanan geniş yelpaze, şehrin tüketim alışkanlığını köklü biçimde değiştiriyor.

EKONOMİK GERÇEKLER İKİNCİ ELİ ZORUNLU HALE GETİRİYOR

Ankara’da ikinci el kültürünün görünür biçimde yaygınlaşmasının başında ekonomik baskılar geliyor. Hızlı moda markalarının fiyatları, artık birçok kişi için lüks tüketim sınıfına yaklaşıyor. Asgari ücretin yarısına denk gelen bir kaban etiketi, vatandaşı kaçınılmaz şekilde alternatiflere itiyor. Özellikle merkez ilçelerde yaşayanlar için, ikinci el artık “geçici çözüm” değil, kalıcı bir alışveriş stratejisi haline gelmiş durumda.

İtfaiye Meydanı, halk arasında bilinen adıyla Hergelen, bu dönüşümün en net okunduğu noktalardan biri. Burada mağazadaki sentetik bir ürün fiyatına, daha kaliteli kumaşlara ve uzun ömürlü parçalara ulaşmak mümkün. Aynı durum beyaz eşya ve mobilyada da geçerli. Spotçular Çarşısı’nda, yeni fiyatına göre çok daha uygun bedelle, kullanılabilir durumdaki ürünler el değiştiriyor. Bu tablo, ikinci elin “mecburiyetten” ziyade “mantıklı alışveriş” olarak konumlanmasına zemin hazırlıyor.

ÖĞRENCİ KENTİ KİMLİĞİ İKİNCİ ELİ BESLİYOR

Ankara’nın ikinci el kültürünü diğer illerden ayıran temel farklardan biri, yoğun ve köklü üniversite ağına sahip olması. ODTÜ, Hacettepe, Ankara Üniversitesi ve Bilkent başta olmak üzere çok sayıda kampüs, şehrin sosyal dokusunu da şekillendiriyor. Bu kampüslerdeki genç nüfus, tek tip giyim anlayışını reddeden, özgün stil peşindeki bir profile sahip.

Bu profil için ikinci el giyinmek yalnızca “ucuz” anlamına gelmiyor; aynı zamanda entelektüel bir duruşun, karşı kültürün ve bireysel tarzın ifadesi olarak görülüyor. 

“Bozkırın hipsterları” olarak anılan bu kesim, mağazaların seri üretim parçaları yerine hikâyesi olan, yaşanmışlık taşıyan ürünleri tercih ediyor.

Öğrencilerin sürekli sirkülasyon içinde olması, ikinci el ekonomisini doğal olarak canlı tutuyor. Mezun olanlar evlerindeki eşyaları, kitaplarını ve kıyafetlerini elden çıkarırken; şehre yeni gelen öğrenciler ilk iş olarak bu ilanlara ve spotçulara yöneliyor. Böylece beyaz eşyadan kitaplığa, koltuktan çalışma masasına kadar pek çok ürün el değiştiriyor ve Ankara’da döngüsel bir ekonomi pratikte vücut buluyor.

PAZARLAR HAFTA SONU RİTÜELİNE DÖNÜŞÜYOR

Ankara’da ikinci el alışveriş, özellikle belirli semtlerde artık bir sosyalleşme biçimi olarak tanımlanıyor. Ayrancı Antika Pazarı bunun en görünür örneği. Ayın belirli Pazar günlerinde kurulan bu pazar, yalnızca koleksiyonerleri değil, Z kuşağını ve beyaz yakalı çalışanları da kendine çekiyor. Buraya gelenler yalnızca alışveriş yapmakla yetinmiyor; plak karıştırıyor, eski dergileri inceliyor, sosyal medya için fotoğraf çekiyor.

Bu atmosfer, AVM gezme deneyiminden farklı bir tat sunuyor. Kalabalıkların içinden, özenle saklanmış bir parça bulmanın verdiği “hazine keşfetme” hissi, özellikle gençleri cezbediyor. Ulus çevresindeki İtfaiye Meydanı ve spotçular bölgesi ise daha ihtiyaç odaklı bir profili ağırlıyor. Buraya gelenler çoğu zaman bütçesini zorlamadan ev kurmaya, iş kıyafeti veya dayanıklı ürün bulmaya odaklanıyor. Böylece Ankara’da aynı ikinci el kültürü, farklı sosyoekonomik gruplar için farklı anlamlar taşıyor.

Tunalı ve Bahçelievler ekseninde ise seçme, kürasyon odaklı vintage butikler öne çıkıyor. Bu mekânlar, tarzına düşkün, bütçesi biraz daha yüksek ama seri üretim istemeyen kitleyi cezbediyor. 

Kızılay çevresindeki Olgular ve Karanfil Sokak’ta yoğunlaşan sahaflar ise akademisyenler, öğrenciler ve “kitap kurdu” olarak tanımlanan kesimin durağı. Böylece kentin farklı noktalarında, farklı ürün tipleri etrafında örülen bir ikinci el haritası oluşuyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİLİNCİ TERCİHLERİ DEĞİŞTİRİYOR

Ankara’da ikinci elin yaygınlaşmasında küresel eğilimlerin de payı var. Dünya genelinde yükselen “slow fashion” yani yavaş moda akımı, başkentteki gençleri ve orta sınıfı etkiliyor. Tekstil atığının çevreye verdiği zarar, sosyal medyada ve üniversite kulüplerinin etkinliklerinde sıkça gündeme geliyor. Yeni üretim süreçlerini tetiklemek yerine, mevcut ürünleri yeniden değerlendirmek daha etik bir seçenek olarak görülüyor.

Upcycling, yani mevcut bir ürünü dönüştürerek tekrar kullanmak, özellikle kıyafette kendine alan açıyor. Gençler, ikinci elden aldıkları gömlekleri, ceketleri veya elbiseleri küçük dokunuşlarla kişiselleştiriyor. Bu sayede hem çevreye daha az zarar veren bir alışveriş yapıyor, hem de kendi tarzlarını öne çıkarıyorlar. Ankara’da düzenlenen takas etkinlikleri, kampüs içi ikinci el günleri ve online elden satış grupları bu yeni bilinci somutlaştırıyor.

NOSTALJİ MODAYI İKİNCİ ELE YÖNLENDİRİYOR

Moda döngüsünün 80’ler, 90’lar ve 2000’lere geri dönmesi, Ankara’daki ikinci el dükkanlarına ilgi patlaması olarak yansıyor. Geniş kalıplar, vatkalı ceketler, desenli gömlekler ve “eski usul” kotlar bugün mağaza vitrinlerinde yeniden üretiliyor. Ancak birçok müşteri, bu ürünlerin “taklidini” almak yerine, orijinal dönem parçalarını tercih ediyor.

Bu noktada Ayrancı pazarı ve bazı Tunalı–Bahçelievler butikleri öne çıkıyor. Eski plaklar, kasetler, dergiler ve dönem mobilyaları, sadece eşyadan ibaret görülmüyor; bir dönemin ruhunu taşıyan objeler olarak algılanıyor. Ankara’nın “memur kenti” imajının altında yatan bohem ve entelektüel damar, tam da bu noktalarda görünür hale geliyor. İnsanlar, fabrikasyon ürünler yerine, hikâyesi olan ve yaşanmışlık taşıyan eşyaları evlerine ve gardıroplarına dahil etmeyi seçiyor.

ANKARA’NIN İKİNCİ EL HARİTASI FARKLI KİTLELERE HİTAP EDİYOR

Başkentte ikinci el kültürü tek tip bir profil üzerinden okunmuyor. Ayrancı Antika Pazarı’nda antika, plak, vintage giyim ve kitaplar koleksiyonerlerden öğrencilere, nostaljiseverlerden sosyal etkinlik arayanlara kadar uzanan geniş bir kitleyi çekiyor. 

Ulus’taki İtfaiye Meydanı ve çevresinde mobilya, elektronik ve iş kıyafetleri daha çok bütçesini korumak isteyenlere ve “hardcore” ikinci el alışverişçilerine hitap ediyor.

Tunalı ve Bahçelievler ekseninde seçilmiş, özenle kürate edilmiş vintage ürünler, tarz kaygısı yüksek gençler ve yaratıcı sektör çalışanlarını buluşturuyor. 

Kızılay’daki sahaflar ve ikinci el kitapçı yoğunluğu ise şehirdeki akademik hayatla doğrudan bağlantılı. Böylece Ankara, ikinci el üzerinden hem ekonomik hem kültürel bir çeşitlilik sergiliyor. Bu çeşitlilik, ikinci el kültürünü geçici bir trend değil, şehir kimliğinin parçası haline getiriyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa