Ankara’nın Misafiri Var

YAYINLAMA
02 Temmuz 2026 13:00
GÜNCELLEME
02 Temmuz 2026 13:26

Ankara’nın misafiri var.
Belli oluyor.
Şehir günlerdir telaş içinde.
Bir yerlerde asfalt dökülüyor.
Bir yerde bordürler boyanıyor.
Otlar biçiliyor.
Çiçekler dikiliyor.
Sanki şehir, yıllardır giymediği en güzel elbiseyi dolaptan çıkarmış.
İnsan bunu görünce çocukluğunu hatırlıyor.
Hani misafir geleceği gün anneler evin en güzel örtülerini sererdi.
Vitrindeki fincanlar inerdi.
Dokunulması yasak salon açılırdı.
Ev halkı ise her zamanki bardakla çay içmeye devam ederdi.
Demek ki bazı alışkanlıklar hiç değişmiyor.
Sadece evler büyüyor.
Adı da şehir oluyor.
Ankara’nın da vitrini açıldı.
Yıllardır görmediğimiz bir özenle…
Bir yabancı konvoyun geçeceği güzergâhta tek bir yabani ot görmek neredeyse imkânsız.
Keşke aynı titizlik, sabah çocuğunu okula götüren annenin yürüdüğü sokakta da biraz dolaşsaydı.
Çünkü insanın aklına kötü sorular geliyor.
Demek ki yapılabiliyormuş.
Demek ki mesele zaman değilmiş.
Demek ki kaynak da varmış.
Eksik olan yalnızca… sebepmiş.
Biz galiba kendimiz için değil, başkası görecek diye güzelleşmeyi seviyoruz.
Evimizi de öyle topluyoruz.
Şehrimizi de…
Oysa en değerli misafir, her sabah aynı durakta otobüs bekleyen insandır.
Her ay vergisini veren esnaftır.
Emeklisidir.
Öğrencisidir.
Onlar geldiğinde şehir değişmiyor.
Çünkü onlar hiç gitmiyor.
Belki de sorun tam burada başlıyor.
Sürekli gördüğümüz şeyleri önemsememeye başlıyoruz.
Yolları…
Kaldırımları…
Parkları…
Ve bazen insanı…
NATO Zirvesi elbette yapılacak.
Devletler gelecek.
Liderler fotoğraf verecek.
Konvoylar geçecek.
Sonra herkes evine dönecek.
Ankara yine Ankara olacak.
Asıl merak ettiğim şu:
Misafirler gittikten sonra çiçekler de toplanacak mı?
Yoksa bu kez şehir, kendisi için de güzel kalmayı başarabilecek mi?

Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.