Okullar kapandı, karneler alındı. Şimdi birçok evde aynı telaş başladı.
“Bu çocuk iki buçuk ay ne yapacak?”
İlk birkaç gün güzel geçiyor. Sabah geç kalkılıyor, biraz geziliyor. Sonra yavaş yavaş tablet, telefon ve televizyon devreye giriyor. Derken günün büyük kısmı ekran karşısında geçmeye başlıyor.
Oysa yaz tatili bunun için büyük bir fırsat.
Çocukların bütün yıl okul temposunda yorulduğu doğru. Ama tatil demek sadece uyumak ya da elinden telefonu düşürmemek de olmamalı.
Eskiden yaz tatili denince aklımıza sokakta top oynayan çocuklar gelirdi. Bisiklete binenler, ip atlayanlar, akşama kadar koşup oynayanlar…
Şimdi apartmanlar çoğaldı, güvenli oyun alanları azaldı. Çocukların hareket edeceği yer de doğal olarak azaldı.
İşte tam da bu yüzden ailelerin yaz tatilini iyi değerlendirmesi gerekiyor.
Her çocuğun mutlaka profesyonel sporcu olmasına gerek yok. Ama en azından sevdiği bir spor dalıyla tanışması, haftada birkaç gün hareket etmesi bile büyük kazanç.
Yüzme olur, basketbol olur, voleybol olur, atletizm olur… Önemli olan çocuğun evden çıkması, yaşıtlarıyla vakit geçirmesi ve enerjisini doğru yere harcaması.
Bugün birçok anne baba çocuklarının ders başarısı için büyük emek veriyor. Kurslar, özel dersler, yabancı dil eğitimleri…
Bunların hepsi elbette önemli.
Ama sağlıklı büyüyen, kendine güvenen ve sosyal yönü güçlü bir çocuk yetiştirmek de en az notları kadar değerli.
Sporun en güzel tarafı da burada başlıyor. Çocuk bazen kazanıyor, bazen kaybediyor. Beklemeyi öğreniyor, arkadaşlık kuruyor, kurallara uymayı öğreniyor. Bunlar okul kitaplarında yazmayan ama hayatta çok işe yarayan tecrübeler.
Yaz tatili göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. Bugün “Daha çok erken.” dediğimiz günler, birkaç hafta sonra yerini okul hazırlığına bırakıyor.
Belki de bu yaz çocuklarımıza vereceğimiz en güzel hediye pahalı bir oyuncak değil; hareket edecekleri, eğlenecekleri ve güzel anılar biriktirecekleri bir ortam hazırlamak olur.
Çünkü yıllar sonra kimse aldığı tabletin modelini hatırlamaz. Ama ilk yüzme kursunu, ilk basketbol maçını ya da bisikletten düştükten sonra yeniden ayağa kalktığı günü unutmaz.