Bir Özgüven Okuması

YAYINLAMA
04 Ocak 2026 21:39
GÜNCELLEME
04 Ocak 2026 21:41

“Özgüven bir odaya girip herkesten daha iyi olduğunu düşünmek değildir; o odaya girip kendini kimseyle kıyaslama ihtiyacı duymamaktır.”

Bu cümle, özgüvenle ilgili bildiğimiz birçok şeyi sessizce sorgulatıyor. Çünkü bize yıllarca özgüvenin; daha iddialı olmak, daha çok öne çıkmak, daha fazla fark edilmek olduğu öğretildi. Oysa bu söz, özgüvenin dışarıdan değil, içeriden inşa edilen bir hâl olduğunu hatırlatıyor.

Çoğumuz bir ortama girdiğimiz anda farkında bile olmadan bir karşılaştırma başlatırız. Kim daha başarılı, kim daha özgüvenli, kim daha etkileyici… Bu refleks bilinçli değildir; öğrenilmiştir. Ancak öğrenilen her davranış gibi, fark edildiğinde değiştirilebilir. Tam da bu noktada kendimize şu soruyu sormak dönüştürücü olabilir: “Şu an kendimi gerçekten tanımaya mı çalışıyorum, yoksa başkalarına göre mi ölçüyorum?”

Gerçek özgüven, kendini sürekli değerlendirmekten değil; kendinle temas hâlinde olmaktan doğar. Bunun için büyük adımlar atmaya gerek yoktur. Önce kıyasladığını fark etmek, sonra yönü dışarıdan içeri çevirmek yeterlidir. “Bende ne eksik?” sorusu yerine “Ben şu an ne hissediyorum?” diye sormak, zihni yarıştan çıkarır. Çünkü kıyas özgüveni değil, egoyu besler. Özgüven ise onay aramaz, ispat peşinde koşmaz.

Kendini kimseyle kıyaslama ihtiyacı duymayan insanın duruşu farklıdır. Daha sakin, daha gerçek ve daha sağlam. Böyle biri için bir odaya girmek, kendini kanıtlama alanı değil; olduğu hâliyle var olabildiği bir yerdir. Belki de özgüveni büyütmenin en etkili yolu, her yeni ortama girerken şu iç cümleyi hatırlamaktır: “Burada kendim olmam yeterli.”

Özgüvenden söz edebilmek için kişisel gelişim uzmanı ya da psikolog olmak gerekmiyor. İnsan, doğası gereği merak eder; araştırır, öğrenir, gördüklerinden anlam çıkarır ve bunları başkalarına fayda sağlayabilecek fikirlere dönüştürür. Her bireyin, yaşadıklarından süzülen küçük ama kıymetli çıkarımları paylaşma hakkı vardır. Benim burada yaptığım da kesin doğrular ortaya koymak değil; düşünmeye alan açmak, belki bir cümleyle birinin iç sesine dokunabilmektir. Naçizane fikrim şudur ki; özgüven çoğu zaman yüksek sesle anlatılan bir iddia değil, insanın kendisiyle kurduğu sessiz ve dürüst bir ilişkidir.

Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.