Sahne Senin Değilken

YAYINLAMA
28 Nisan 2026 17:27
GÜNCELLEME
28 Nisan 2026 17:57
Bazı günler vardır, kimin günü olduğu bellidir.

Takvimde adı yazmaz belki ama herkes bilir. O gün o biraz daha gülecek, biraz daha anlatacak, biraz daha merkezde olacaktır. Biz de giderken bunu biliriz. Hatta içimizden geçiririz: “Bugün onun günü.”

Sonra hazırlık başlar.

Abartılı bir şey değil. Sadece normalden biraz daha düşünülmüş seçimler. “Bu fazla mı?” diye bakılan ama sonra mantıklı bir gerekçeyle kabul edilen parçalar. Sonuçta insan kendine de yakışanı giymek ister, değil mi?

Oraya gidince de her şey gayet doğal ilerler. Sohbet edilir, gülünür, eşlik edilir. Ama bazen insan kendini konuşurken hafifçe daha “hazır” yakalar. Cümleler biraz daha yerli yerinde, şakalar biraz daha zamanında.

Dışarıdan bakana hiçbir şey garip gelmez.

İçeriden bakınca ise küçük bir gerçek kendini belli eder:
İnsan, başkasının gününde bile kendini tamamen unutamıyor.

Belki mesele geri planda kalamamak değil.
Belki mesele, tamamen kaybolmak istememek.

Çünkü görünmek, fark edilmek, hatırlanmak… Bunlar çok temel şeyler. Kimse yüksek sesle söylemez ama herkes biraz ister.

Özellikle de sahnedeki kişi bize uzak biri değilse.

İşin ilginç tarafı şu: Biz bunları oldukça ustaca sakladığımızı düşünürüz. Ama bazen o “ufak çaba” kendini belli eder. Çok değil, sadece dikkatli bir gözün yakalayacağı kadar.

Ve belki de en tanıdık cümle şudur:

“Ben hiçbir şey yapmadım ki, sadece öyle denk geldi.”

Evet, çoğu şey gerçekten “denk gelir.”
Ama bazen insan o denk gelişe küçük bir yön verir.

Bu kötü bir şey mi?

Pek sayılmaz.

Ama galiba asıl incelik şu noktada başlıyor:
Her sahnede görünmek zorunda olmadığını fark ettiğin an.

Çünkü bazen geri çekilmek, eksilmek değil.
Sadece yer açmaktır.

Ve tuhaf bir şekilde, bunu yapabilenler… zaten fazlasıyla görünür olur.





Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.