Ankara’da bisiklet ve scooter kazasında kim haklı, kurallar ne diyor?
Ankara’da bisiklet ve elektrikli scooter kullanıcıları yol, kaldırım, park ve kaza anında hangi kurallara uymalı, araçla çarpışmada, yayayla sürtüşmede ve park anlaşmazlığında hukuken kim sorumlu oluyor?
Ankara’da son yıllarda artan bisiklet ve paylaşımlı elektrikli scooter kullanımı, yol paylaşımından park alanlarına, sürücü-yaya-scooter sürücüsü üçgenine kadar çok sayıda uyuşmazlığı birlikte getiriyor. Uygulamalar; Karayolları Trafik Kanunu, yönetmelikler, Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin bisiklet-yaya yolu kararları, scooter’a ilişkin İçişleri ve Ulaştırma bakanlığı genelgeleri ile Türk Borçlar Kanunu’nun tazminat hükümleri üzerinden yürütülüyor. Ankara’da hem araç sürücüleri hem bisikletliler hem de scooter kullanıcıları çoğu çatışmada “haklı” olduğunu savunurken, mahkemeler hız, şerit, yol seçimi, görüntüler ve tutanak üzerinden kusur oranı belirliyor.
BİSİKLET VE SCOOTER KULLANIMINA TRAFİK MEVZUATI YÖN VERİYOR
Ankara’da bisiklet ve elektrikli scooter, hukuken “araç” kategorisinin içinde değerlendiriliyor; bu da “yol ve trafik” kurallarına tabi oldukları anlamına geliyor. Temel çerçeveyi Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği, elektrikli scooter’lar için ayrıca İçişleri ve Ulaştırma bakanlıklarının düzenlemeleri çiziyor.
Bu çerçevede Ankara’da:
- Bisiklet ve scooter, mümkünse bisiklet yolunda, yoksa araç yolu kenarından gitmek zorunda.
- Kaldırım, esasen yaya için ayrılmış alan; scooter ve bisiklet için istisna dışında temel güzergâh değil.
- Sürücülerin alkollü, kasksız, ışığa ve işaretlere uymadan, ters şeritten gitmesi hâlinde kusur oranı artıyor.
- Paylaşımlı scooter firmaları; hız sınırı, yaş sınırı, sigorta ve kullanım sözleşmeleriyle kullanıcıya ek kurallar yüklüyor.
- Ankara’da scooter kazalarında mahkemeler, hem trafik mevzuatını hem de bu sözleşmeleri birlikte inceliyor.
ANKARA’DA YOL VE ŞERİT SEÇİMİNDE KARMAŞA YAŞANIYOR
Ankara’da her bulvarda aynı standartta bisiklet yolu bulunmadığı için, bisikletli ve scooter sürücülerinin “nereden gideceği” en büyük tartışma başlıklarından biri.
Büyükşehir Belediyesi bazı ana akslarda bisiklet yolları açsa da, pek çok semtte:
- Kimi kullanıcı araç yolunun en sağından,
- Kimisi kaldırımdan,
- Kimisi de yaya-bisiklet karışık kullanılan şeritlerden gitmeye çalışıyor.
Hukuki açıdan esas olan;
- Bisiklet yolu varsa onu kullanmak,
- Yoksa araç yolunun sağ şeridinde, mümkün olduğunca kenarda gitmek,
- Kaldırıma ancak özel bir işaret veya düzenleme açıkça izin veriyorsa çıkmak.
Ankara’da pratikte, yoğun ve hızlı akan bulvarlarda bisikletliler can güvenliği gerekçesiyle kaldırıma kaçıyor; kaza sonrası tutanaklarda ise bu durum, kimi zaman “kaldırımı usulsüz kullanma” başlığıyla bisikletli aleyhine kusur sebebi olarak yazılabiliyor.

ARAÇLA ÇARPIŞMADA KUSUR ORANI OLAYA GÖRE BELİRLENİYOR
Bir otomobil ile bisiklet ya da scooter çarpıştığında Ankara’da otomatik olarak “araç sürücüsü tam kusurlu” sayan bir sistem yok; kusur, olayın detayına göre paylaştırılıyor.
Değerlendirmede:
- Işık ve levha ihlali yapılıp yapılmadığı,
- Scooter/bisikletlinin aniden önü kesip kesmediği,
- Araç sürücüsünün hız, şerit, sinyal ve dikkat yükümlülükleri,
- Kask ve reflektif donanım,
- Kamera kayıtları (MOBESE, araç içi kamera, çevre iş yeri kameraları)
dikkate alınıyor.
Ankara’da son yıllarda görülen davalarda;
- Kavşakta kırmızı ışık ihlali yaparak geçen araç sürücüsü çoğunlukla ağır kusurlu sayılırken,
- Kaldırımdan aniden yola fırlayan scooter sürücüsüne de “önlem almayan” veya kaldırımı usulsüz kullanan kusuru verilerek iki tarafa paylaştırma yapılabiliyor.
- Tazminat, yaralanma ve kalıcı hasar bulunan dosyalarda sigorta şirketleri, kusur oranına göre ödeme yapıyor; hak kaybı yaşandığını düşünenler Ankara’da sulh veya asliye hukuk mahkemesine başvuruyor.
YAYAYLA ÇARPIŞMADA SCOOTER VE BİSİKLET KULLANICISI SORUMLU OLUYOR
Kaldırım veya yaya geçidinde yayayla scooter/bisiklet çarpışması, Ankara’da gittikçe artan bir uyuşmazlık türü. Kural gereği:
- Kaldırım öncelikle yaya içindir; scooter ve bisiklet için istisnaî kullanım alanıdır.
- Yaya geçidinde öncelik yayadadır; bisiklet ve scooter’ın yavaşlaması, durmaya hazır olması beklenir.
- Bu nedenle, kaldırımda veya yaya geçidinde yayaya çarpan scooter/bisiklet sürücüsü, çoğu senaryoda kusurlu ve tazminat sorumlusu kabul ediliyor.
Ankara’da uygulamada:
- Çarpışma hafifse taraflar kendi aralarında uzlaşabiliyor,
- Yaralanma, kırık, kalıcı hasar varsa polis çağrılıp tutanak tutuluyor; gerekirse savcılık dosyası açılıyor,
- Mağdur yaya, sağlık raporları ve kamera görüntüleriyle maddi-manevi tazminat davası açabiliyor.
- Özellikle Kızılay, Bahçelievler 7. Cadde, Tunalı, üniversite kampüsleri ve AVM çevrelerinde bu tür sürtüşmeler Ankara’nın “günlük gerilim başlıkları”ndan biri hâline gelmiş durumda.

PARK SORUNLARINDA BELEDİYE KURALI VE FİRMA SÖZLEŞMESİ GEÇERLİ OLUYOR
Ankara’da paylaşımlı scooter’ların en çok şikâyet edilen tarafı, gelişi güzel park edilmesi. Engelli rampalarının, bina girişlerinin, dar kaldırımların, otobüs duraklarının scooter’larla kapatılması hem güvenlik hem de erişilebilirlik açısından sorun yaratıyor.
Hukuki çerçevede:
- Belediyeler, kaldırımların işgal edilmesini, yaya yolunun kapatılmasını yasaklayabiliyor; zabıta, uygunsuz park edilen scooter ve bisikletler için tutanak tutabiliyor.
- Paylaşımlı scooter firmaları da uygulama üzerinden “kırmızı alan, yasak park bölgesi” tanımlamaları yapıyor; kullanıcı sözleşmesiyle hatalı park eden sürücüye ceza yansıtabiliyor.
- Sürekli aynı noktada uygunsuz park varsa, Ankara Büyükşehir veya ilçe belediyesi firmaya yazılı uyarı gönderip, sistemi düzenlemeye zorlayabiliyor.
- Kişisel bisiklet ve scooter’larda ise bina girişlerini, yangın merdivenlerini, ortak alanları kapatan parklar komşuluk hukuku ve apartman yönetim planı çatışmalarına yol açıyor; apartman yönetimi, bu araçların uygun yere alınmasını talep edip gerekirse noter ihtarı ve dava yoluna gidebiliyor.
KAZA SONRASINDA NE YAPILMASI GEREKTİĞİ ANKARALILARA HATIRLATILIYOR
Ankara’da scooter veya bisiklet kazasında “ne yapılacağı” çoğu kez olay anında unutuluyor. Hukuki hak kaybı yaşanmaması için önerilen temel adımlar:
Olay yerini terk etmemek:
Tarafların kimliği tespit edilmeden, olay fotoğraflanmadan ayrılmak, sonradan ispatı zorlaştırıyor.
Polis çağırmak ve tutanak tutturmak:
Yaralanma varsa mutlaka 112 ve polis; maddi hasarda ise en azından taraflar arasında imzalı bir tutanak önemli.
Görüntü ve tanık toplamak:
Çevredeki MOBESE, işyeri kameraları, araç içi kameralar, tanıkların telefon numaraları ileride büyük kolaylık sağlıyor.
Sağlık kuruluşuna gitmek ve rapor almak:
“Ufak bir şey yok” denilip geçilen darbeler, sonradan fıtık, kırık, kalıcı ağrı olarak ortaya çıkabiliyor; rapor olmadan tazminat zorlaşıyor.
Gerekirse avukata ve sigortaya başvurmak:
Araç sürücüsü kusurluysa trafik sigortası; scooter firmasının poliçesi varsa o devreye giriyor.

SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
Ankara’da scooter ile kaldırımda gitmek tamamen yasak mı?
- Kural olarak kaldırım yayaya ait. İşaretle scooter/bisiklet yolu olarak belirlenmiş yerler dışında kaldırımda sürüş, kaza halinde aleyhinize kusur sebebi olabilir. Ankara’da bazı belediyeler geniş kaldırımlarda karma kullanım işaretleri koysa da, bu istisna olarak görülmeli.
Araç sürücüsü bana çarptı, “sen bisikletle buradan gidemezdin” dedi; haklı mı?
- Bisiklet yolu yoksa, araç yolu kenarında gitme hakkınız var. Ancak ters yönden geliyorsanız, ışık ihlali yapıyorsanız, kaldırımdan aniden yola çıkıyorsanız kusur oranınız artar. Ankara’da kusur, olayın tüm şartlarına göre paylaştırılır.
Paylaşımlı scooter ile yaya çarptım, firma sorumluluk alır mı?
- Genelde kullanım sözleşmeleri, sürüş anındaki kusurdan kullanıcının sorumlu olduğunu yazar. Firma; cihazın teknik arızası yoksa, sizin hatalı kullanımınızdan doğan tazminatı üstlenmez; yaya size karşı dava açabilir.
Scooter’ı evimin önünde park etmişler, geçişim kapanıyor; ne yapabilirim?
- Önce uygulama içinden firmaya şikâyet, ardından ilçe belediyesi zabıtasına bildirim yapabilirsiniz. Sürekli tekrar ediyorsa, fotoğraflarla durumu kayıt altına alıp, erişimin engellenmesi ve kaldırılması için belediye üzerinden resmi süreç başlatılabilir.
Bisiklet-scooter kazasında kask takmamış olmam tazminatımı düşürür mü?
- Evet, mahkemeler ve sigorta şirketleri kask kullanmayan sürücüleri “kendi zararını artıran” kişi olarak görebilir; bu durum tazminat miktarında indirime yol açabilir. Özellikle kafa travması ve yüz yaralanmalarında bu tartışma Ankara’daki dosyalarda sıkça gündeme geliyor.